MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/96 E., 2024/374 K.
SUÇ: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.11.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının a bendi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli 2015/799 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası verilmiştir.
3. Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/799 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.12.2023 tarihli ve 2020/16609 Esas, 2023/10740 Karar sayılı kararı ile katılanın soyut beyanı dışında sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut ve kesin delil bunmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/96 Esas, 2024/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2. Atılı suçun sabit olduğuna,
3. Kararın bozularak sanığın cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın, nişanlısı olan katılanı gece vakti evinin önünden bıçak zoruyla kaçırarak Antalya iline gitmek için Mersin otogarına götürdüğü, burada otobüs bekledikleri sırada katılanın babasının otogara geldiği, katılanın babasına seslenerek yanına koştuğu ve bu şekilde sanıktan kurtulduğu, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Katılanın, nişanlısı olan sanık tarafından bıçakla korkutulmak suretiyle evinden alınarak taksiyle önce Adana otogarına oradan da otobüsle Mersin otogarına götürüldüğünün iddia edildiği olayda; katılanın beyanına göre olay gecesi üzerinde pijama ve terlik olduğu halde önce Adana otogarına oradan da Mersin otogarına zorla götürülmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tarafların beyanlarına göre nişan bozulduktan 5 ay gibi uzun bir süre sonra şikayet dilekçesi verildiği, bu süre zarfında tarafların aileleri arasında adli mercilere intikal eden eylemler nedeniyle husumet oluştuğu, katılanın soyut beyanları dışında sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delil bulunmadığı birlikte gözetildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sübuta yönelik temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/96 Esas, 2024/374 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.