MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/705 E., 2024/402 K.
SUÇ: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Temyiz incelemesine konu başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun şikayetçi ...'e yönelik işlendiği, şikayetçi ...'e karşı işlenen suç yönünden şikayetçi ...'nun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine,
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında şikayetçi ...'e ait kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan yürütülen soruşturma neticesinde tarafların arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelik arz etmesi nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 05.06.2013 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 19.06.2013 tarihinde şikayetçi ...'e tebliğ edildiği, bu karara karşı şikayetçi ... tarafından süresi içerisinde 25.06.2013 tarihinde yapılan itiraz üzerine Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2013 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesi nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2013 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
B. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli kararı ile şikayetçi ...'e yönelik eylemi nedeni ile sanık hakkında; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
C. Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeni ile İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2023 tarihli kararı ile hüküm açıklanarak, şikayetçi ...'e yönelik eylemi nedeni ile sanık hakkında; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2023 tarihli kararının sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli kararında belirtilen "5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasının, hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, şikayetçi ...'e yönelik işlendiği iddia olunan fiillere ilişkin değerlendirmeye yer vermeyen Dairemizin 11.06.2020 tarih, 2019/25791 Esas, 2020/13167 Karar sayılı bozma ilamının Mahkemece karar evrakına aynen aktarılması suretiyle gerekçesiz olarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
E. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2024 tarihli kararı ile şikayetçi ...'e yönelik eylemi nedeni ile sanık hakkında; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 245 inci maddesinin beşinci fıkrası yollaması ile 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Şikayetçi ... vekilinin temyiz istemi;
Sanık hakkında soruşturma aşamasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğ edilmemesine ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz istekleri;
1.Atılı suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki uyuşmazlık mahiyetinde olduğuna, şikayetçinin bilgisi dahilinde kredi kartından çekim işlemi yapıldığına,
2. Hukuki belirlilik ilkesinin ihlal edildiğine ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına süresinde itiraz edilmediğine dayanmaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; şikayetçi ...'in üyesi olduğu sanığa ait sağlık, kuru temizleme, yol yardımı gibi hizmetler sunan şirket tarafından kredi kartı bilgilerinin bilindiği, şikayetçinin mevcut ödemesi dışında rızası alınmadan kredi kartı bilgileri kullanılarak mail order yöntemiyle sanığa ait şirketten 980,00 TL tutarında çekim yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Şikayetçi ...'in 25.02.2013 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesinde; sanığa ait şirketin üyesi olması nedeni ile kredi kartı bilgilerinin şirkette mevcut olduğunu, med pover üyeliği için şirket ile 240,00 TL üzerinden anlaştığını, şirket tarafından 08.12.2012 tarihinde rızası alınmadan kredi kartından 12 taksitte olmak üzere toplam 980,00 TL çekim yapıldığını belirtmesi üzerine soruşturmaya başlanılmıştır.
3. Şikayetçi ...'e ait İş Bankasından verilme 543771...1719 numaralı kredi kartının ekstresi incelendiğinde; şikayetçinin de kabul ettiği mevcut üyeliklerine ilişkin 15,00 TL ve 20,00 TL tutarında harcamaların olduğu ayrıca 08.12.2012 tarihinde medpower kart hizmeti adı altında aylık 81, 74 TL olmak üzere 12 taksitte toplam 980,00 TL çekim yapıldığı, şikayetçinin İş Bankasına verdiği harcama itiraz formunda bu harcamaya rızasının bulunmadığını belirttiği, çekilen tutarın şikayetçiye iade edildiği anlaşılmıştır.
4. Sanığa ait şirketin müşteri hizmetleri ile şikayetçi ... arasında 02.11.2012 tarihinde yapılan görüşmeye ilişkin ses kayıtlarının incelenmesinde; şikayetçinin de kabul ettiği üzere 240,00 TL tutarındaki çekime onay verdiği anlaşılmıştır.
5. Sanığa ait şirketin müşteri hizmetleri ile şikayetçi ...'in eşi ... arasında şikayete konu çekim işleminin yapıldığı 08.12.2012 tarihinde yapılan görüşmeye ilişkin ses kayıtlarının incelenmesinde; şikayetçinin eşine 980,00 TL tutarındaki ödeme ile ilgili bilgi verildiği ancak şikayetçinin eşi ile kredi kartının sahibi şikayetçi ...'in 980,00 TL tutarındaki çekime onay verdiğine dair ses kayıtlarının dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
6. 29.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda şikayetçi ...'in kredi kartından çekilen 980,00 TL için sözlü veya yazılı bir talebi ve onayının bulunmadığının dosya kapsamından tespit edildiği belirtilmiştir.
7. Sanık; şikayete konu çekimin şikayetçinin bilgisi dahilinde yapıldığını, itiraz üzerine çekim yapılan miktarın şikayetçiye iade edildiğini savunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden
Temyiz incelemesine konu başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun müşteki ...'e yönelik işlendiği, müşteki ...'e karşı işlenen suç yönünden müşteki ...'nun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 08.12.2012 yerine 02.11.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetçi ...'in üyesi olduğu sanığa ait sağlık, kuru temizleme, yol yardımı gibi hizmetler sunan şirket tarafından kredi kartı bilgileri kullanılarak mail order yöntemiyle 980,00 TL tutarında çekim yapılan somut olayda;
Her ne kadar sanık şikayete konu çekimin şikayetçinin bilgisi dahilinde yapıldığını savunmuş ise de; sanığa ait şirketin müşteri hizmetleri ile şikayetçi ...'in eşi ... arasında şikayete konu çekim işleminin yapıldığı 08.12.2012 tarihinde yapılan görüşmeye ilişkin ses kayıtlarının içeriğine göre; şikayetçinin eşine 980,00 TL tutarındaki ödeme ile ilgili bilgi verildiği ancak şikayetçinin eşi ile kredi kartının sahibi şikayetçi ...'in 980,00 TL tutarındaki çekime rızalarının bulunduğuna dair delil bulunmadığı, şikayetçinin kartı bilgileri kullanarak rızası dışında çekim işlemi yapıldığı, yine sanığın yanında çalışan ve aramayı gerçekleştiren personelin, kendisinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olduğundan aramanın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun da sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği, şikayetçi ...'in kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yaptığı itirazın da süresinde olduğu anlaşılmakla;
Sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünde herhangi bir usul ve kanuna aykırılık olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV.KARAR
A. Şikayetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde belirtilen nedenle şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2024 tarihli hükmüne yönelik sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz itirazları ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.