İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/22 Esas, 2024/440 Karar
SUÇ: Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2022/266 Esas, 2023/116 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/1664 Esas, 2023/9438 Karar sayılı kararı ile firara dair evraklar getirtilmeyerek eksik araştırma yapıldığı, sanık hakkında 1/4 indirim yapılmayarak fazla ceza tayin edildiği şeklindeki gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/22 Esas, 2024/440 Karar sayılı kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1, 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz istemi; öncelikle beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi durumda lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; Adana Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olup 18.08.2015 - 24.08.2015 tarihleri arasında özel izne ayrılan sanığın kendisine verilen izin süresi bitiminde teslim olmayarak firar etmesi akabinde 28.10.2015 tarihinde yakalanması iddiasına ilişkin olarak;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin ikrarına göre sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı belirlenmiştir. Sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmadığı, lehe hükümlerin ise sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanı bulunmadığı şeklindeki gerekçeyle uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ancak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 252/3. maddesindeki “.. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251/3. maddesi uyarınca yapılan indirim korunur...” şeklindeki düzenlemeye rağmen, basit yargılama sonucu verilen 06.12.2021 tarihli karara Cumhuriyet savcısının itiraz ettiği gözetilmeden, 1/4 oranında indirim yapılmayarak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/22 Esas, 2024/440 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükme (1). fıkradan sonra gelmek üzere "5271 sayılı Kanun'un 252/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edildiği gözetildiğinde aynı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 4 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.