MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/641 Esas, 2024/445 Karar
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrasında ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zincirleme şekilde iftira suçundan cezalandırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/429 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/429 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararı sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Akabinde; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.09.2022 tarihli ilamıyla; " Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/119 Esas sayılı dava dosyası getirtilmeden karar verilmesi, engel sabıkası bulunan sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ve hak yoksunluklarının uygulanması gerektiği" şeklindeki gerekçelerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemesince Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.09.2022 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Akabinde; Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve 2022/641 Esas, 2024/445 Karar sayılı kararıyla, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle sanığın bozma ilamı öncesindeki kazanılmış hakkının ihlal edildiği şeklindeki gerekçeyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve 2022/641 Esas, 2024/445 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2024 tarihinde karar verildi.