MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/1499 E., 2024/1485 K.
SUÇ: İzinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma imal etme, nakletme, satma
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade, Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilerek dosya üzerinden yapılan incelemede:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2023 tarihli iddianamesiyle sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un ( 6136 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası gereğince, sanık ... hakkında, 6136 sayılı Kanun' un 12 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2.Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli kararı ile sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 83.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 10 yıl hapis cezası ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 20.05.2024 tarih ve 2024/1499 Esas, 2024/1485 Karar sayılı kararı ile sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç kastıyla gerçekleştirdiği herhangi bir eylemi bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, Yargıtay içtihatlarına aykırı karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; maddi olay örgüsünün değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, re'sen takdir edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, suça ilişkin maddi delillerin bulunmadığına, suç vasfının yanlış tayin edildiğine, usul ve yasaya aykırı olarak delil niteliği bulunmayan hususların karara esas alındığına, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheye dayalı mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığın suç kastı bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
4.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik incelemeyle ve yetersiz delillere dayanılarak karar verildiğine, delillerin değerlendirilmesinde ve suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanığa yüklenen suçun oluşmadığına, suç işleme kastı bulunmadığına, cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, kararın yerleşik içtihatlara aykırı olduğuna, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
5.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul, yasa ve hukuka aykırı olduğuna, atılı suçun sabit olmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın sanık lehine bozulması ve atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
6. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; hiçbir somut delile dayanmadan ceza tayin edildiğine, kararın yasalara ve hukuka aykırı olduğuna, sanık lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine, incelemenin yeterli olmadığına, kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
7.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, hükmün bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
8.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, yetersiz gerekçe ile karar verildiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, hukuka aykırı şekilde elde edilen başka yan delillerle güçlü, somut, objektif ve maddi delillerle ispatlanamayan telefon konuşmalarının yerleşik içtihatlara aykırı olarak hükme esas alındığına, 5271 sayılı Kanun' un 135 ve devamı maddelerine aykırı davranıldığına, suçun sübuta ermesi için her türlü kuşkudan uzak ve inandırıcı delil bulunmadığına, eksik araştırma ve soruşturmaya dayalı mahkumiyet kararı verildiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, masumiyet karinesine aykırı karar verildiğine, re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle kararın bozulması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
9.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
10. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının tayininde hata yapıldığına, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheye dayalı hüküm kurulduğuna, sanıkta suç kastı bulunmadığına, eylemin bireysel silah ticareti olarak değerlendirilebileceğine, hukuka aykırı olarak elde edilen tape kayıtları dışında sanığın silah ticaretine taraf olduğuna dair olgu bulunmadığına, sanığın eyleminin hatıra silah bulundurma veya pek az sayıda mermi bulundurma suçuna konu olabileceğine, eksik araştırma ve soruşturma ile karar verildiğine, asgari hadden fazla uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, re'sen saptanacak sair sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
11.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluşmadığına, yetersiz gerekçe ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, asgari hadden uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, eksik araştırma ve kovuşturmaya dayalı karar verildiğine, suç kastı bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
12.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hatalı olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerinin İstanbul genelinde silah ticareti yaptıklarına dair bilgi edindikleri şahıslarla ilgili yaptıkları çalışmalar kapsamında, sanıkların kullanımında bulunan GSM hatları hakkında hakim kararına istinaden 5271 sayılı Kanunun 135 inci maddesi uyarınca iletişimin dinlenmesi ve kayıt altına alınması tedbirinin uygulandığı, sanıkların birbirleri ile bağlantıları, irtibatlı şekilde ateşli silah ve fişek alım satımı işlemi gerçekleştirdikleri, tapeler ve ara yakalama işlemlerinde görüldüğü üzere kimi zaman sanıkların birbirlerine gerçekleştirdikleri satışlarla ateşli silah ve fişekleri başka alıcı şahıslara sattıkları, bu şekilde fikir, ... ve menfaat birliği içerisinde hiyerarşik bir yapı olmaksızın birbirleri ile irtibat halinde ateşli silah ve fişek ticaretini yaptıkları iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından İstanbul genelinde silah kaçakçılığı kapsamında işlenen ve suç teşkil eden tüm eylemlerin aydınlatılabilmesi amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında, kolluk görevlilerinin silah ticareti yaptıklarına dair bilgi edindikleri sanıkların kullanımında bulunan GSM hatlarının tespit edildiği ve ilgili hakimliklerden alınan kararlara istinaden 5271 sayılı Kanunun 135 inci maddesi uyarınca iletişimin dinlenmesi ve kayıt altına alınması tedbirinin uygulandığı, soruşturma sırasında yapılan ara yakalamalarda sanıklardan ruhsatsız tabanca ve fişek ele geçirildiği, sanıkların ikametlerinin bulunduğu adreslerde usulüne uygun arama yapıldığı ve bu aramalarda da bir kısım sanıklardan tabanca ve fişeklerin ele geçirildiği, ele geçen suç konusu tabanca ve fişekler hakkında alınan kriminal raporlarda 6136 sayılı Kanun' a göre yasak niteliği haiz tabanca ve fişeklerden olduklarının belirlendiği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve ... ' ın üzerlerine atılı iki ya da daha çok kişi ile birlikte silah ticareti suçunu işledikleri sabit kabul edilerek 6136 sayılı Kanun'un 12 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanık ...' dan ele geçirilen tabancanın vahim nitelikte olduğu da gözetilerek yer aldığı eylemler itibariyle üzerine atılı iki veya daha fazla kişi ile birlikte vahim nitelikte silah ticareti yapmak suçundan 6136 sayılı Kanun' un 12 inci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B- Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; "...İddianamede 4 nolu ... olarak belirtilen olay kapsamında ele geçen tabancalar ile ilgili düzenlenen 30/12/2021 tarihli uzmanlık raporunda, söz konusu tabancaların 6136 sayılı yasanın 12/4 maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadıklarının ve bu hususun ilk derece mahkemesince de gerekçeli kararında belirtilmesi karşısında olayda uygulama yeri bulunmayan 6136 sayılı yasanın 12/4 maddesi gereğince artırım yapılarak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMK'nın 280/1-a maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
... yönünden kurulan 2 nolu hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda karardan çıkartılmasına,
3 nolu bendinde yer alan "neticeten 10 yıl hapis ve 1250 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "neticeten 6 yıl 8 ay hapis ve 833 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi,
5 nolu bendinde yer alan "1250" ve "25.000" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "833" ve "16.660" ibarelerinin eklenmesi suretiyle,.." hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... ve sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede,
Sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduğu, ancak sanık ... ve sanık ...' ın 04.06.2024 ve 11.07.2024 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede,
Sanık ... hakkında, 5237 Sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca suç kastının yoğunluğu ve orantılılık ilkesi nazara alınarak alt sınırdan biraz daha uzaklaşmak suretiyle ... ceza belirlenerek mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde ... cezanın alt sınıra yakın tesis edilmiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan olay ve yakalama el koyma tutanakları, iletişim tespit tutanakları, kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilen ara yakalamalara ilişkin soruşturma belgeleri, bu yakalamalarda ele geçirilen tabanca ve ekleri, eş zamanlı aramalarda sanıklardan ele geçirilen tabanca ve ekleri, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporları, tanık beyanları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç kastıyla gerçekleştirdiği herhangi bir eylemi bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, Yargıtay içtihatlarına aykırı karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, maddi olay örgüsünün değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanık ... müdafiinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, suça ilişkin maddi delillerin bulunmadığına, suç vasfının yanlış tayin edildiğine, usul ve yasaya aykırı olarak delil niteliği bulunmayan hususların karara esas alındığına, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheye dayalı mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığın suç kastı bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... ve müdafiinin, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik incelemeyle ve yetersiz delillere dayanılarak karar verildiğine, delillerin değerlendirilmesinde ve suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanığa yüklenen suçun oluşmadığına, suç işleme kastı bulunmadığına, cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, kararın yerleşik içtihatlara aykırı olduğuna, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanık ... müdafiinin, kararın usul, yasa ve hukuka aykırı olduğuna, atılı suçun sabit olmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, hiçbir somut delile dayanmadan ceza tayin edildiğine, kararın yasalara ve hukuka aykırı olduğuna, incelemenin yeterli olmadığına, kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hükmün bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, yetersiz gerekçe ile karar verildiğine, hukuka aykırı şekilde elde edilen başka yan delillerle güçlü, somut, objektif ve maddi delillerle ispatlanamayan telefon konuşmalarının yerleşik içtihatlara aykırı olarak hükme esas alındığına, 5271 sayılı Kanun' un 135 ve devamı maddelerine aykırı davranıldığına, suçun sübuta ermesi için her türlü kuşkudan uzak ve inandırıcı delil bulunmadığına, eksik araştırma ve soruşturmaya dayalı mahkumiyet kararı verildiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, masumiyet karinesine aykırı karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine, sanık ... müdafiinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, suç vasfının tayininde hata yapıldığına, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheye dayalı hüküm kurulduğuna, sanıkta suç kastı bulunmadığına, eylemin bireysel silah ticareti olarak değerlendirilebileceğine, hukuka aykırı olarak elde edilen tape kayıtları dışında sanığın silah ticaretine taraf olduğuna dair olgu bulunmadığına, sanığın eyleminin hatıra silah bulundurma veya pek az sayıda mermi bulundurma suçuna konu olabileceğine, eksik araştırma ve soruşturma ile karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, suçun unsurlarının oluşmadığına, yetersiz gerekçe ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, eksik araştırma ve kovuşturmaya dayalı karar verildiğine, suç kastı bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, kararın hatalı olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle ... hapis cezasında teşdit uygulandığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanıklara verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A.Sanık ... ve sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyizden vazgeçme nedeniyle sanık ... ve sanık ... yönünden dava dosyasının Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 20.05.2024 tarih ve 2024/1499 Esas, 2024/1485 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.