İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/712 E., 2024/279 K.
SUÇ: Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... ..., sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2013/91 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararının sanık ... ... ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2021/8471 Esas, 2022/13925 Karar sayılı kararı ile Maliye Hazinesine gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerekmesi ve seri muhakeme usulünün uygulanması gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2023/712 Esas, 2024/279 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/2, 62, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, netice olarak 3.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... ...'in Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, keşif yapılmadığına, eksik araştırma yapıldığına, raporun tebliğ edilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Delil bulunmadığına, keşif yapılabileceğine ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu olay; sanıkların köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunan merayı işgal edip tasarrufta bulunmak suretiyle köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüzde bulunduğu iddiasına ilişkindir.
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, zamanaşımı süresinin seri muhakeme usulü nedeniyle durma kararının verildiği 02.11.2022 tarihinden sanıkların seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmedikleri 23.10.2023 ve 31.10.2023 tarihine kadar 11 ay 21 gün ve 11 ay 29 gün süre ile durduğu anlaşılmıştır. Zamanaşımı süresinin, belirtilen durma süresi de eklendikten sonra dolmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 18.02.2013 olan iddianame tarihi olması gerekirken 18.01.2013 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, bilirkişi raporu, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiklerine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık ... ..., sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Hapis cezasından çevrilen adli para cezası ile doğrudan gün sayısınca belirlenen adli para cezasının toplanması suretiyle infazda tereddüte yol açılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... ..., sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Silvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2023/712 Esas, 2024/279 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. bendinin 5. fıkrasındaki "ayrı ayrı 3.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkarılması ve yerine; "ayrı ayrı 3.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.