MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/597 Değişik İş
SUÇ: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
KARAR: İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/506 Esas, 2020/763 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün itiraz olunmaksızın 14.12.2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli kararıyla itirazın süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2023/24288 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96383 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96383 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, başka bir suçtan Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve Mahkemesince duruşmaya hazır edilmek üzere cezaevinden getirtilen sanığın yüzüne karşı verilen kararda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği anlaşıldığından, anılan kararın kesinleşmediği cihetle, hükümlü tarafından verilen 14/07/2023 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabulü ile esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarına göre mahkumiyet hükmünün verildiği 04.12.2020 olan karar tarihinde başka suçtan Maltepe 1 Numaralı L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu ve hükmün kanun yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak hükümlüde yanılgı oluşturulduğu dolayısıyla inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmakla, hükümlü tarafından 04.12.2020 tarihli karara 14.07.2023 tarihinde yapılan itirazın, süre yönünden reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2023 tarihli ve 2023/597 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.