MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/1568 Esas, 2024/1460 Karar
SUÇLAR: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2023 tarihli iddianamesiyle; sanıkların 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin birinci, ikinci fıkraları ve dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması, hak yoksunluklarının uygulanması ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli kararıyla; sanıkların, 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi gereğince 13 yıl 4 ay hapis ve 1666 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; 1666 gün adli para cezasının günlüğü 20,00 TL'den olmak üzere 33.320,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir. Aynı kararla; sanık ...'nun cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve suça konu silahların müsaderesine karar verilmiştir.
C. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli kararı sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmiştir. Akabinde; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.05.2024 tarihli ilamıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bu itibarla; sanık ...'nun 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci, beşinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezasıyla ve 23.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitte tahsiline; sanık ...'ın 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci ve beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Aynı kararla; sanık ...'ün 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci, beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; dosya kapsamındaki iletişim tespit tutanakları, teknik araçlarla izleme raporları, sanıkların birbirleri ile görüşme kayıtları, kriminal raporlar, bilirkişi raporu ve diğer tüm tutanakların birlikte değerlendirilmesinde, sanıkların fikir ve ... birliği içerisinde hareket ettikleri ve aralarında iştirak iradesinin oluştuğu, silahları ticari amaçla bulundurdukları, talep eden ve güvendikleri kişilere satarak piyasaya sürdükleri ve haksız kazanç elde ettikleri, bu itibarla sanıklara isnat edilen eylemin 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci, dördüncü ve beşinci maddesi kapsamında kaldığına, buna karşın Daire tarafından sanıkların birlikte hareket, kazanç bölüşme ve çıkar paylaşımı konusundaki iradesinin göz ardı edilerek, hatalı değerlendirme ile sanıklar ... ve ... hakkında bireysel silah ticareti yaptıklarının, sanık ... yönünden ise yardım eden sıfatıyla bireysel silah ticareti yaptığının kabulü ile cezalarından indirim yapılmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; mahkemece hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğuna, sanığa isnat edilen eylemin 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlendiğine, teknik araçlarla izleme tedbirinin hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı şekilde elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, silahların vahim nitelikte olmadığına, koruma tedbirlerinin hukuka aykırı uygulandığına, sanığa 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin beşinci fıkrasına dair ek savunma hakkı verilmediğine, sanığın ticari kast ile hareket ettiğine dair dosyada delil bulunmadığına, sanığın kolluk ifadesinde pişmanlığını dile getirdiğine ve yerleri tespit edilemeyen silahları pişmanlık göstererek teslim ettiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi kapsamında yardım etme niteliğinde olduğuna ilişkindir.
C. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında ek savunma hakkı tanınmaksızın 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince arttırım yapılarak ceza tayin edildiğine, teknik araçlarla izleme tedbirinin hukuka aykırı olduğuna ve hukuka aykırı elde edilmiş delillerin mahkumiyete esas alınamayacağına, suçun nitelendirmesinin hatalı olduğuna ve sanığın yargılamasının 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılması gerektiğine, Adli Tıp Kurumundan yeni rapor alınmasına ilişkin taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğine, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, ele geçen aletler ile suça konu silahların sanıkla bir ilgisi bulunmadığına, sanığın bütün aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğuna, silahların vahim nitelikte olmadığına, sayı bakımından vehamet bulunmadığına, sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dava konusu olay; sanıkların, iştirak halinde sanık ...'nun işyeri olarak kullandığı ahşap barakada kuru sıkı tabancaları seri atış yapabilen vahim nitelikte ateşli silaha çevirmek, akabinde satmak ayrıca ikametgahlarında 6136 sayılı Kanun kapsamında silah bulundurmak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. İlk derece mahkemesince; sanıkların ifadeleri, tape kayıtları, görüntü kayıtları, fiziki takiptutanağı, kriminal raporlar, bilirkişi raporu, emanet makbuzu, tutanaklar ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 13 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; sanıkların eylemlerinin bireysel satış kapsamında kaldığı ve 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulama koşulları bulunmadığından, ayrıca somut olayda sanık ... yardım eden konumunda olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi gereğince indirim yapılarak hükümlerin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar müdafilerinin; sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığına dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların kısmi ikrarları, 5271 sayılı Kanun'un 135 nci maddesine göre alınan iletişim tespit kararları akabinde 5271 sayılı Kanun'un 140 ncı maddesi kapsamında hukuka uygun şekilde yapılan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen kayıtlar, Kriminal raporlar ve arama ve elkoyma tutanakları birlikte değerlendirilmiştir. Bu cihetle; sanık ...'nun işyeri olarak kullandığı ahşap barakaya zaman zaman müşterilerin silah satın almak için geldiği, diğer sanıkların sık sık sanık ...'nun yanına geldiği ve piyasadan temin ettiği kuru sıkı tabancaları namlularını açarak vahim nitelikte seri şekilde gerçek fişek atabilen tabancalara dönüştürdüğü, bu silahları çeşitli müşterilere sattığı tespit edilmiştir. Sanık ...'dan ele geçirilen 5 adet tabancanın da sanık ... tarafından yapıldığı, sanık ...'ın bu silahları kendi bulduğu müşterilere sattığı anlaşılmıştır. Bu itibarla; sanık ...'nun hem kuru sıkı tabancaları seri atış yapabilen vahim nitelikte silaha dönüştürdüğü, hem diğer sanıklara sattığı, hem de kendi bulduğu müşterilere sattığı belirlenmiştir. Sanık ...'ın sanık ...'dan satın aldığı tabancaları ticari kasıtla bulundurduğu, satışa dair görüşmeler yaptığı, ele geçen silahların sayı ve nitelik itibariyle vahim olduğu ve sanık ... ...'nun da bireysel silah ticareti yapma suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; sanıklar müdafilerinin suçun sübutuna ve vasfına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B. Cumhuriyet savcısının; sanıklar müdafilerinin sanıklar hakkında ek savunma hakkı verilmeden 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
28.12.2023 tarihli duruşmada; Cumhuriyet Savcısının mütalaası, sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci fıkralarının uygulanması gerektiğine dair olup; sanıkların ve müdafilerinin yüzlerine karşı okunduğu ve mütalaya karşı diyeceklerinin sorulduğu anlaşıldığından sanıkların ek savunma haklarının ihlal edildiğine dair müdafilerin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
C. Cumhuriyet savcısının; sanıkların eylemlerinin toplu silah ticareti suçunu oluşturduğuna dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.11.2008 tarihli ve 2008/9366 Esas, 2008/13646 Karar sayılı; 2015/14794 Esas, 2015/25561 Karar sayılı ayrıca 15.05.2018 tarihli ve 2016/4763 Esas, 2018/5334 Karar sayılı kararlarında izah edildiği üzere, sanıkların fikir birliği oluşturarak birlikte satıp kazancı bölüştükleri ve çıkar paylaşımı konusunda aralarında bir anlaşma bulunduğunun kanıtlanmadığı, yasanın tanımladığı ve öngördüğü biçimde bir ortaklık belirlenmediği ve bu nedenle de topluluktan söz edilemeyeceği ve bu haliyle sanıkların eylemlerinin toplu silah ticaretini oluşturmadığına bireysel silah ticaretini oluşturduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Cumhuriyet savcısının; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluş, tüm dosya kapsamı, arama ve elkoyma tutanakları ve sanık savunmalarına göre; sanık ...'den bir adet kuru sıkı tabir edilen silah ele geçirilmiş olup iletişimin tespiti kayıtlarına ve fiziki takip tutanaklarına göre sanığın eylemleri, sanık ...'nun silah imal ettiği işyerine sık sık gitmekten, silah imalatı işini öğrenmeye çalışmaktan, sanık ... ile birlikte silah üretiminde kullanılacak parçaların temini için zaman zaman tornacı ve benzeri işyerlerine gitmekten, sanık ...'ya silah üretimi yaparken tabancaya pim takmak ve benzeri yardımlarda bulunmak, ...'nun ürettiği silahların tozlarını silip paketlemekten ibarettir. Ancak; sanığın üretilen ya da satılan tabancalar karşılığında kazanç bölüşme ya da çıkar paylaşımı şeklinde herhangi bir eyleminin olup olmadığı konusunda şüphe hasıl olması hususu ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2008/4152 Esas ve 2008/6324 Karar, 2016/4294 Esas ve 2018/4285 Karar, 2022/5943 Esas ve 2024/5164 Karar sayılı ilamları göz önünde bulundurulduğunda; sanık ...'ün sayılan eylemleri iştirak boyutunda olmayıp diğer sanık ...'nun ve ...'ın silah üretme eylemlerine yardım etme aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.05.2024 tarihli ve 2024/1568 Esas, 2024/1460 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısınca ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.