İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/151 Esas, 2024/168 Karar
SUÇ: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bozma ilamı
1.Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/217 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan yapılan yargılamada sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2.Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/217 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.01.2024 tarihli ve 2021/4495 Esas, 2024/158 Karar sayılı kararı ile '' ...Sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu'' gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyulması üzerine Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/151 Esas, 2024/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245/1,43/1, 62/1, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdura ulaşılarak zararının giderilip giderilmediğinin sorulması gerekirken etkin pişmanlık ile ilgili değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre; sanık ile mağdur arasında olay tarihinde gönül birlikteliğinin bulunduğu ve aynı ikamette yaşadıkları, mağdurun oğlunun evden kaçtığını öğrenmesi üzerine oğlunu bulmak amacıyla Bigadiç'e gitmeye karar verdiğini, sanığın ise buna karşı çıktığı ve mağduru engellemek amacıyla mağdurun içinde Akbank'tan verilme banka kartının bulunduğu cüzdanını elinden aldığı, daha sonra ise mağdura geri verdiği, mağdurun Bigadiç'e vardığında cüzdanında banka kartının bulunmadığını gördüğü, Akbank müşteri hizmetlerini aradığı, yapılan görüşmede mağdurun banka kartıyla 14.09.2015 ve 15.09.2015 tarihlerinde sırasıyla 1.000,00 TL, 2.000,00 TL, 2.000,00 TL ve 1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL nakit çekildiğini öğrendiği, sanığa banka kartından para çekenin kim olduğunu sorduğunda sanığın banka kartını kullanarak nakit çekim işlemini kendisinin gerçekleştirdiğini kabul ettiği ve mağdurun zararını gidermediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık her ne kadar banka kartını mağdurun kendisine rızasıyla verdiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; mağdurun aşamalarda sanığın bilgisi ve rızası dışında banka kartını birlikte aynı evde yaşamalarından ötürü şifresini de bilmesi nedeniyle izinsiz aldığı ve 6.000,00 TL'lik harcama yaptığına dair samimi ve ısrarlı anlatımı, bu anlatımın sanık ile mağdur arasındaki mağdurun ısrarla bilgisi dışında suça konu banka kartından çekilen 6.000,00 TL'yi istemesi ve sanığın ise göndermeyeceğine dair cevaplar vermesi şeklindeki mesaj tespit tutanağıyla doğrulanıp desteklenmesi, mağdurun banka kartı ekstresinde de görüleceği üzere en son 15.09.2015 tarihinde para çekildikten hemen sonra banka kartının cüzdanında olmadığını farketmesi üzerine 16.09.2015 tarihinde kolluğa şikayette bulunduğu, sanık ile mağdur arasında suç isnadını gerektirecek husumetin bulunmadığının anlaşılması karşısında;
Mahkemenin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın aşamalardaki savunmasında mağdurun somut olay nedeniyle uğradığı zararı giderdiğine dair herhangi bir anlatımının bulunmaması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında kararda yeterli ve yasal gerekçeye yer verildiğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle lsparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2024/151 Esas, 2024/168 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.