MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/234 E., 2024/223 K.
SUÇ: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin, hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
1. Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli kararı ile sanığın, mağdur ...'e yönelik, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 168/1, 32/2, 62. maddeleri gereğince 8 ay 10 gün hapis ve 680,00 TL adli para cezası ile mağdur ...'ya yönelik ise; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 35/1, 32/2, 62. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 57. maddesi gereğince söz konusu cezaların akıl hastalarına özgü koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbiri olarak infazına hükmedilmesine karar verilmiştir.
2. İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2018/8313 Esas, 2019/1258 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın TCK'nın 32. maddesi kapsamında tam teşekkülü bir hastaneden raporunun alınması ve eylemin sübutu konusunda gerekli delillerin toplanması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada; Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs etme suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. Kararın, Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2023/1094 Esas, 2023/6990 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın her iki eyleminin de sabit olduğu, bu bağlamda sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2023/234 Esas, 2024/223 Karar sayılı kararı ile sanığın, mağdur ...'e yönelik, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 168/1, 62, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddeleri gereğince 8 ay 10 gün hapis ve 20 TL adli para cezası ile mağdur ...'ya yönelik ise; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 35/1, 62, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Hakkında, atılı suçları işlediğine dair kesin ve somut bir delil bulunmayan sanığın, mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, mağdurlara ait banka kartlarını ele geçirerek mağdurların bilgisi ve rızası dışında mağdur ...'e ait banka kartı ile aynı ATM'den peş peşe nakit çekim işlemi yaptığı ve yine mağdur ...'ya ait banka kartı ile nakit çekim işlemi yapmaya çalıştığı ancak bakiyenin yetersiz olması nedeniyle işlemini tamamlayamadığı, sanığın henüz dava açılmadan mağdur ...'ın zararını giderdiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltme nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği, banka yazı cevapları, hesap özeti dökümleri, mağdur ...'in sanığa ilişkin teşhisi, mağdurlara ait banka kartları ile işlem yapıldığı sırada sanığa ait banka kartı ile işlem yapıldığı hususu, bilirkişi raporları ve sanık savunmaları itibariyle, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bozma ilamı sonrası sanık hakkında hükümler kurulurken, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, hükmolunan sonuç cezanın, 8 ay 10 gün hapis ve 680 TL adli para cezası üzerinden, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama teşebbüs suçundan, hükmolunan sonuç cezanın ise; 6 ay 7 gün hapis ve 500 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç olarak, doğrudan sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi gereğince ayrı ayrı 8 ay 10 gün hapis ve 20 TL, 6 ay 7 gün hapis ve 20 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de, bu aykırılıkların düzeltilmesi 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca mümkün görülerek Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünün (2.) bendinde açıklanan nedenlerle, Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli, 2023/234 Esas, 2024/223 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün (A) ve (B) fıkralarının 4. bentlerinin, hükümden tamamen çıkarılarak, (A) fıkrasının 5. bendinden sonra, "1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın cezasının, 8 ay 10 gün hapis ve 680 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin, (B) fıkrasının 5. bendinden sonra ise, "1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın cezasının, 6 ay 7 gün hapis ve 500 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.