MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/808 E., 2024/962 K.
SUÇ: 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2024 tarih, 2023/460 Esas, 2024/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.04.2024 tarih, 2024/808 Esas, 2024/962 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Arama kararının usulsüz olduğuna, arama kararı tutanağının saatleri ile oynandığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesine konu edilmiş olması sebebi ile tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dava dosyası kapsamına göre, sanığa ait arazide yapılan aramada bakımı ve gübrelenmiş hint kenevirlerinin ele geçirildiği, böylece sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ele geçen hint kenevirlerinin sanığın bahçesinde ekili olduğu, ele geçen hint kenevirlerinin kök sayısı dikkate alındığında, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1. cümlesi gereğince hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmiş ise de; 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1 maddesine “on iki yıla kadar hapis” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve beşyüz günden onbin güne kadar adlî para” ibaresi 15.08.2017 tarihli ve 694 sayılı KHK'nın 10. maddesiyle eklenmiş, daha sonra bu hüküm 01.02.2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmış olduğundan, sanık hakkında suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmayan adli para cezasına ilişkin hüküm kurulması, kanuna aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.04.2024 tarih, 2024/808 Esas, 2024/962 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği ve aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2024 tarih, 2023/460 Esas, 2024/61 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 1. paragrafından “4 yıl hapis” ibaresinden sonra gelen “ve 500 GÜN ADLİ PARA" ve 2. paragrafından “3 yıl 4 Ay hapis” ibaresinden sonra gelen “ve 416 GÜN ADLİ PARA" ibareleri ile hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı paragraflarının tamamının çıkarılması, suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.