MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/375 E., 2024/2037 K.
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bozma İlamı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 13.12.2021 tarihli kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.12.2023 tarihli ve 2022/6081 Esas, 2023/10741 Karar sayılı kararı ile; sanığın atılı suçtan cezalandırılması yerine Mahkemece beraatine yönelik hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/375 E., 2024/2037 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Eylemin Anayasal Şikayet Hakkı kapsamında kalması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği;
Sanık hakkında ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması, vekalet ücretinin güncel miktarının verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava Dosyasının incelenmesinde; tarafların 15 Temmuz 2016 tarihinden önce spor salonunda tanıştıkları, aralarındaki samimiyetin spor salonu ile sınırlı olup dosyaya yansıyan bir husumetlerinin de bulunmadığı, sanığın değişik kamu kurumlarına kendi zanlarına göre somut hiçbir delil ve emare göstermeksizin yaptığı suç ihbarı niteliğindeki başvuruları nedeniyle katılan hakkında yapılan idari ve adli soruşturmalarda işlem yapılmasına yer olmadığı ve takipsizlik kararları verildiği, sanığın yaptığı suç ihbarı niteliğindeki başvuruların Anayasal dilekçe ve şikayet hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, suçun sübutuna ilişkin Mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarihli 2024/375 Esas 2024/2037 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.