MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/1573 E., 2024/1925 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti
05.06.2017-08.06.2017 (sanık ... yönünden)
HÜKÜM: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2024 tarihli ve 2019/169 Esas, 2024/221 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ve 260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/1573 Esas, 2024/1925 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a.2, 303/1-c-h maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
Güven alımının hukuka aykırı olduğuna ve bu hususun tartışılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, ikrarın hata ile yapıldığına,
İlişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139/4. maddesine göre uyuşturucu madde ticareti suçu açısından kamuya açık yerlerde ve işyerlerinde delil toplamak amacıyla ses ve görüntü kaydı yapılmasına izin verilemeyeceği, yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanıkların teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamayacağı, ancak kimlik tespitinin görüntülere dayanılarak yapılmaması, güven alımı tutanakları ve bu tutanakların gizli soruşturmacılar tarafından doğrulanması göz önüne alındığında kamera kayıtları olmasa dahi diğer hukuka uygun delillerle suçların sübuta erdiği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden fazla kez uyuşturucu madde satın alınmasının ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım-satım" ın söz konusu olmayacağı dikkate alınarak sanık ... hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak tek cezaya hükmedilmesine bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki eleştiri görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dava dosyası kapsamına göre, alınan gizli soruşturmacı kararı gereğince yapılan çalışmalarda sanık ...'ın 31.05.2017, sanık ...'nin ise 05.06.2017 ve 08.06.2017 tarihlerinde gizli soruşturmacılara sentetik kannabinoidi 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b kapsamında sayılan yerlere 200 metreden yakın mesafede sattıkları iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, gizli soruşturmacı raporları, fiziki takip tutanakları ve gizli soruşturmacı beyanlarına göre, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/1573 Esas, 2024/1925 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.