İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/441 E., 2024/343 K.
SUÇ: 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2016 tarihli ve 2016/261 Esas, 2016/404 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.09.2022 tarihli ve 2021/9685 Esas, 2022/12008 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığın seri muhakame usulünün uygulanmasına ilişkin davete icabet etmemesi üzerine sanık hakkında aynı suçtan 05.12.2023 tarihli yeni bir iddianame düzenlenerek kamu davası açılmış ve Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli ve 2024/441 Esas, 2024/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62., 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrili 6.000 TL adli para cezası ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz istemi; herhangi bir nedene dayanmamaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre; önleme kararına istinaden yapılan aramada sanığın kullanmış olduğu araçta ele geçen tabanca ve mermilerin sanığın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, alınan uzmanlık raporunda ele geçirilen tabanca ve mermilerin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak olarak nitelendirilen tabanca ve mermilerden olduğu, vahamet arz etmediğinin tespit edildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, bozma sonrası seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Ulukışla Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Bürosuna gönderildiği, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin davete icabet etmemesi üzerine, Ulukışla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu gerekçe ile dosyanın gereğinin takdir ve ifası için bir müzekkere ile tekrar Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, 05.12.2023 tarihli iddianame ile aynı eylemle ilgili iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, ikinci iddianame ile açılan davanın mükerrer dava olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/7. maddesi gereğince 05.12.2023 tarihli iddianame ile açılan mükerrer kamu davasının reddine ya da her iki iddianamenin birleştirilerek 10.09.2013 tarihli ilk iddianame ile açılan kamu davası hakkında karar verilmesi gerekirken, Mahkemesince yazılı şekilde 05.12.2023 tarihli ikinci iddianameye ilişkin hüküm kurulması suretiyle mükerrer yargılamaya sebebiyet verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli ve 2024/441 Esas, 2024/343 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.