MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR SAYISI: 2024/503 E., 2024/587 K.
SUÇ: Evi Terk Eden Çocuğu, Ailesini veya Yetkili Makamları Durumdan Haberdar Etmeksizin Yanında Tutmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234/1. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda, on altı yaşını bitirmeyen çocuğun velayeti kendisine bırakılan annesi veya babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet hakkının koruma altına alınması nedeniyle, yaşı küçük çocuklara atanan zorunlu vekilin davaya katılma ve kurulan hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 234/1. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on altı yaşını bitirmeyen çocuğun velayeti kendisine bırakılan annesi veya babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet hakkının koruma altına alınması nedeniyle, atılı suçun mağdurunun velayeti kendisine bırakılan anne veya baba olması karşısında, çocuklara yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilinin, 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla, zorunlu vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği yönünden;
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucuna göre; sanığın savunmaları, mağdur anlatımları, bozma ilamı ve tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemesince suçun vasfının doğru tayin edildiği, sanığa yüklenen suç için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (5237 sayılı Kanun) öngörülen zamanaşımı süresinin geçtiği belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Kanun'un 234/3. maddesinde düzenlenen suç yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi ve 67. maddesi gereğince 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen zamanaşımı süresine eklendiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 67/4. maddesi uyarınca suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
I. KARAR
A. Katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.10.2024 tarihli ve 2024/503 Esas, 2024/587 Karar sayılı kararına yönelik zorunlu vekilin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafinin temyiz isteği yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.10.2024 tarihli ve 2024/503 Esas, 2024/587 Karar Karar sayılı kararının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.