İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/106 E., 2023/611 K.
SUÇ: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2021/535 Esas, 2022/488 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2023/106 Esas, 2023/611 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup olay tarihinde de uyuşturucu kullanmak için orada bulunduğuna, sanığın savunmaları dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, tanıkların ifadelerinin usulüne uygun alınmadığına, ele geçen uyuşturucu miktarının kullanım sınırında kaldığına, delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, kolluk ekiplerinin rutin devriyesi sırasında şüphe üzerine sanık ve kullanıcı tanıklara yaklaşıldığı sırada sanığın içerisinde uyuşturucu madde bulunan poşeti yere atarak kaçtığı ve kullanıcı tanıkların sanıktan uyuşturucu madde almak için buluştuklarına ilişkin beyanları üzerine yakalandığı olaya ilişkin olarak;
Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 01.03.2021 tarihli kriminal rapor, kullanıcı tanıkların beyanları, Mahkeme keşfi sonrası düzenlenen 30.09.2022 tarihli rapor, tutanak mümzilerinin beyanları ile sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.