MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/946 E., 2023/923 K.
SUÇ: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/463 Esas, 2023/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/1, 188/4-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 27 yıl 6 ay hapis cezası ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/946 Esas, 2023/923 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-d maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Narkokim Kısım Amirliği personelince yapılan risk analizi çalışmaları sonucunda, TK194 sefer sayılı uçakla Sao Paulo’dan İstanbul’a gelecek olan 32E numaralı koltukta seyahat eden 161***334 pasaport numaralı sanığın, şüpheli olarak değerlendirildiği, sistem üzerinden yapılan sorgulamalarda şüpheli yolcu olarak değerlendirilen sanığın bir adet chute altı bagajının olduğunun tespit edildiği, uçağın 17.22 sıralarında İstanbul Havalimanı'na inmesine müteakip sanığın, kabin bagajı olması ihtimaline karşı uçağın yanaşacağı F16 numaralı körükte pasaport kontrolü yapıldığı, müdürlük personellerince yapılan üst aramasında bacaklarının arka kısmında olağan dışı şişkinlik olduğunun tespit edilmesi üzerine pasaport noktasından geçirilerek yurda girişinin sağlandığı ve detaylı kontrol yapılmak üzere İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliğine getirildiği, burada yapılan detaylı kontrollerde, sanığın bacaklarının arka kısımlarına sarılı vaziyette dört ayrı pakette daralı ağırlığı toplam iki bin beş yüz yirmi (2.520) gram gelen kokainin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, görüntü izleme tutanağına, olay, yakalama, muhafaza altına alma tutanağına, Gümrükler Muhafaza Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan Uzmanlık Analiz Raporuna, 25.02.2023 tarihli Bilirkişi Raporuna göre, sanığın, suça konu uyuşturucu maddeyi Türkiye'ye sokmak suretiyle uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/946 Esas, 2023/923 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmün niteliğine ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.