MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/48 E., 2023/1286 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2021/368 Esas, 2022/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 52/2-4, 53, 58. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/48 Esas, 2023/1286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik ''Sanığın ikinci kez tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde (Mahkemece tekerrüre esas alınan ilam), hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmayarak 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/3. Maddesine aykırı davranıldığı belirlenmiş ise de, sanık aleyhine istinaf kanun yolu başvurusu bulunmadığından, bu konuda eleştiri yapılmakla yetinilmek suretiyle'' sanık ve müdafiinin ayrı ayrı istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, tutukluk halinin devamına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, olay günü dosyada bulunan gizli soruşturmacı görevlendirme kararı kapsamında gizli soruşturmacıların olay yerine araçla gelerek park edip beklemeye başladıkları, sanığın sağ ön yolcu camına yaklaşarak dükkanın önü olduğunu, yanlış yerde durduklarını söylemesi üzerine gizli soruşturmacının birazdan çıkacaklarını söylemesi, sanığın gizli soruşturmacılara kimi beklediklerini sorması üzerine gizli soruşturmacıların sanığa Fatih'i sordukları, sanığın gizli soruşturmacılara hitaben eşyaya geldiklerini söylemesi üzerine sanığın gizli soruşturmacılara kendisiyle gelmelerini istediği, gizli soruşturmacıların araçtan inerek sanıkla yürümeye başladıkları, cadde kesişimine gelindiğinde sanığın elinde tuttuğu esrar maddesini 500 TL karşılığında gizli soruşturmacılara verdiği iddiasına ilişkin;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ele geçirilen uyuşturucu madde, güven alımı ve teslim tesellüm tutanağı, gizli soruşturmacı görevlendirme kararı, mesafe ölçümüne ve sanığın tespitine yönelik alınan bilirkişi raporları ile uzmanlık raporuna göre, suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacıların Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/3339 Değişik İş sayılı kararı ile 04.09.2020 tarihinde görevlendirildiği, dosya kapsamında sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca alınmış teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmasa da İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısına göre suç tarihi itibarıyla adli kolluk görevlisi oldukları anlaşılan gizli soruşturmacıların suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama konusunda faaliyette bulunabilme yetkileri olduğu, bu suretle yargılamaya konu güvenalımı kapsamında elde edilen delillerin hukuka uygun delil olarak kabul edilmesi gerektiği, hükme esas alınan delillerin yeterli olduğu, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/48 Esas, 2023/1286 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin/taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.