MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/732 E., 2023/1022 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama (... yönünden)
Bozma (... ve ... yönünden)
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/16337 esasında kayıtlı Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2021/1996 Esas, 2021/1474 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Sanık ... müdafine gerekçeli kararın tebliğ edilemediği ve Bölge Adliye Mahkemesinin yasa yolu bölümünde "... 4 nolu karar yönünden ayrıca netice ceza miktarı itibariyle de, re'sen de Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere.." denilmek suretiyle sanık müdafinin yanıltılmış olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2021/408 Esas, 2023/65 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 43, 62, 52, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a-b, 43, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 283/1 maddesi gereğince cezanın 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası olarak infazına,
3. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a-b, 43, 192/3, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 283/1 maddesi gereğince cezanın 8 yıl 2 ay 12 gün hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/732 Esas, 2023/1022 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Somut delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b ve 43. maddeleri gereğince artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, iletişimin dinlenmesi kararının dosyada bulunmadığına, tapelerin delil olarak kullanılamayacağına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
İletişimin tespiti ve dinlenmesi kararlarının hukuka aykırı olduğuna, sanığın yalnızca uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesi uyarınca artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri
İletişimin tespiti ve dinlenmesi kararlarının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkındaki etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanması gerektiği, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın 13.11.2019 tarihli eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 188/4. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dava dosyası kapsamına göre; hakkında iletişimin dinlenmesi kararı bulunan sanık ...'un, 15.10.2019 tarihinde kullanıcı tanık C. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...'ten temin ettiği uyuşturucu maddeyi sattığı, 29.10.2019 tarihinde ise kullanıcı tanık ....'ye uyuşturucu madde sattığı, 13.11.2019 tarihinde ise kullanıcı tanık .... diğer sanık ...'ten temin ettiği uyuşturucu maddeyi sattığı iddialarına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, iletişimin tespiti kayıtları, fiziki takip ve olay tutanakları, sanığın ikrarı, tanık beyanları, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın suça konu uyuşturucuları kullanıcılara sattığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık indiriminin en üst hadden uygulandığı, delillerin hukuka uygun şeklilde toplandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Dava dosyası kapsamına göre;
23.10.2019 tarihinde sanık ... ile diğer sanık ...'un telefon görüşmeleri üzerine görevlilerce yapılan fiziki takipte, ...'un, sanık ...'in ikametine girdiği, yaklaşık yarım saat sonra bahse konu ikametten çıktığı, kesintisiz takip sonucu durdurulan ...'un üzerinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu şekilde sanık ...'in konutuna gelen diğer sanık ...'a suça konu uyuşturucu maddeyi sattığı, 13.11.2019 tarihinde sanık ...'in, çay ocağında bulunduğu esnada diğer sanık ...'a uyuşturucu madde sattığı iddialarına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 23.10.2019 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığın 13.11.2019 tarihli eylemi nedeniyle açılan kamu davası yönünden; sanığın savunmasının aksine, diğer sanık ...'a uyuşturucu madde sattığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, eylemin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de; sanığın 23.10.2019 tarihli eyleminden dolayı 08.05.2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yine sanığın 13.11.2019 tarihli eylemi nedeniyle 27.09.2022 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve istinaf bozma ilamı sonrasında davaların birleştirildiği anlaşılmakla, 13.11.2019 tarihli eylem yönünden ayrıca beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Dava dosyası kapsamına göre;
21.10.2019 tarihinde dosyası tefrik edilen diğer sanık ...'in, kullanıcı tanık .... ile buluşmadan önce sanık ... ile buluştuğu, sanık ...'ın, diğer sanık ...'e suça konu uyuşturucu maddeyi sattığı, ...'in ise ...'dan temin ettiği uyuşturucuyu yanına alarak buluşma noktasına gelen tanık ....'ye verdiği, ardından ....'de suça konu uyuşturucu maddenin ele geçtiği,
18.12.2019 tarihinde sanık ...'ın, hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek suç konu 51 adet MDMA içeren hapları naklederken araçta yakalandıkları, bu şekilde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddialarına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, iletişimin dinlenmesi kayıtları, fiziki takip tutanakları, sanığın savunması, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. ve 188/4-b maddelerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
1.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/732 Esas, 2023/1022 Karar sayılı kararı kararında sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, sanık ... yönünden Tebliğname’ye uygun, sanık ... yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/732 Esas, 2023/1022 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 307/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Rize Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi .