MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1197 E., 2023/1519 K.
SUÇ: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etmeye teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
1.Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 21.02.2023 tarihli ve 2020/290 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 181/1, 188/4-a, 35/2, 52/2, 53/1-2-3 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 29 yıl 3 ay hapis ve 360.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 17.07.2023 tarihli ve 2023/1197 Esas, 2023/1519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suç işlediğine dair delil bulunmadığına, savcılık kararı olmadan yaklanan maddelere el konulduğuna, yapılan işlemin usule uygun olmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, her ne kadar diğer sanıklar hakkında beraat kararı verilmişse de; olayın kapsamı nazara alındığında sanığın tek başına suçu işlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, maddelerin yakalandığı aracın suç tarihi ve öncesinde kimin tarafından kullanıldığının belli olmadığına, sanığın aracı kiraladığını ve aracı genel itibariyle görmediğini beyan etmesine rağmen kiralanan şirket hakkında herhangi bir işlem yapılmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, parmak izi araştırması yapılmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe indirimlerin alt sınırdan yapıldığına ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre, olay günü Türkiye'den...'a gitmek üzere ... Gümrük Kapısına gelen otobüsün pasaport çıkış işlemlerinden sonra kontrol edilmek üzere X-Ray cihazına sevk edildiği, yapılan X-Ray taraması sonucunda şüpheli yoğunluğa rastlanılması üzerine detaylı arama için hangara alındığı, narkotik dedektör köpeğinin otobüsün bagaj zeminine tepki vermesi üzerine yapılan detaylı aramada otobüsün bagaj zemini üzerine gelecek şekilde orta kısımda bulunan 2 adet, bagaj zemini sağ ve sol yanlarında da 2 adet olmak üzere toplam 4 adet bölme içerisinde spanzet olarak tabir edilen, halatla çekme düzeneğinin içerisinde presli halde sarı koli bantlarına sarılı vaziyette toplam 100 paket daralı ağırlığı 50.895 gram eroin maddesi ele geçirildiği bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, parmak izi incelemesi yaptırıldığı,arama ve el koyma işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
Her ne kadar sanık ... atılı suçu işlediğini kabul etmemiş ise de; uyuşturucu maddelerin miktarı ve çeşidi, uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, özellikle temyiz dışı sanık ...'ın kovuşturma aşamasında verdiği ve sanık ... tarafından doğrulanan ifadesinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği otobüsün sefere çıkmadan önce otogardan alınarak Halkalı tarafında bir yere götürüldüğünü ve burada sanıklar ... ve ...'ın otobüsün yanından yarım saat kadar ayrıldığını beyan ettiği, sanıklar ... ve ...'ın kullanımında olan cep telefonlarının baz istasyonu kayıtlarının sanık ...'ın beyanları ile uyumlu olduğu, burada sanık ...'ın sahibi olduğu otobüse yapılan zula bölümüne uyuşturucu maddelerin yüklenildiğinin anlaşıldığı, uyuşturucu maddelerin pasaport çıkış işlemlerinden sonra kontrol edilmek üzere otobüsün sevk edildiği X-Ray cihazı taramasında yurt dışına çıkarılamadan ele geçirildiği, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük kapısı olan yerlerden dışarıya çıkarılması amaçlandığında, ihraç suçunun icra hareketinin gümrük memuruna beyanla başlayacağı; somut olayda sanık ...'ın gümrük memurlarına aracında Türkiye'den çıkması yasak veya kaçak eşya ve madde bulunmadığını beyan ettikten ve pasaport çıkış işlemlerinden sonra uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, böylece uyarıcı madde ihraç etme suçunun icra hareketi başladığından bu suça teşebbüsün de kabul edileceği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ihraç etmeye teşebbüs suçuna vücut verdiği, sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulandığı, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş; kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 17.07.2023 tarihli ve 2023/1197 Esas, 2023/1519 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.