MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2231 Esas, 2025/1695 Karar
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2025 tarihli ve 2024/407 Esas, 2025/324 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 4-a, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 20 yıl hapis ve 112.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.09.2025 tarihli ve 2025/2231 Esas, 2025/1695 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların müdafilerinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, etkin pişmanlık indiriminin daha fazla uygulanması gerektiğine yöneliktir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, tanık ifadesinin çelişkili olduğuna, tanığın olayın muhbir olabileceğine, sanığın tanığı görüntülü aradığını beyan ettiği saatlerde sanığın telefonunun internete dahi bağlı olmadığına, sanığın tutanaklarda belirtilen telefon numarasını kullanmadığına, görüntü izleme tutanağında sanığın aracının uyuşturucu madde ele geçen ikametin sokağından geçtiğine dair görüntülerin olmadığı sadece buna ilişkin tutanağın olduğunun belirtildiğine, aracın sanık ile diğer sanık tarafından ortak kullanıldığına, sanığın baz kaydının söz konusu yere 13 km. olan yerden sinyal aldığına, tanığın ve parmak izi çıkan şahsın sanık sıfatıyla yargılanması gerektiğin, tanık ile eşinin ihbarı yaparak ihbar kapsamında ikramiye aldıkları, fakat bu ihbarda tanığın sanık ...'in olayla ilgisi olmadığını beyan etmesine rağmen eşinin ... ile de ilgili ihbarda bulunduğuna, bu kapsamda tanık ...'in eşi tanık ...'nın tanık olarak dinlenmesi gerektiğine, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Olarak
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak,
Olay tutanağı, uzmanlık raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanık ile diğer sanık ...'in sanık ...'e ait olan iş yerinde ve tanık ...'in evinde uyuşturucu madde bulundurduklarına dair ihbar üzerine, söz konusu adreslerde arama yapılması için arama kararı alındığı, tanık ...'in evinde yapılan aramada kullanım sınırının çok üzerinde pregabalin etken maddesi içeren hap ile MDMA etken maddesi içeren hapın ele geçtiği olayda, ihbarda sanık ...'in adının yer alması, sanık ... ile arasında husumet bulunmayan tanık ...'in alınan ifadelerinde sanık ...'in kendisini görüntülü arayarak diğer sanık ...'in eve emanet getireceğini söylediğini beyan etmesi, sanık ...'e ait aracın olayın olduğu iddia edilen saatlerde tanığın evinin bulunduğu sokaktan geçtiğine dair görüntü izleme tutanağı ve tüm soruşturma kapsamından, suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sanığın tutanaklarda belirtilen telefon numarasını kullanmadığına, tanık ve eşi tarafından ihbarın yapıldığına, bu ihbarda sanık ...'in olayla ilgisi olmamasına rağmen adının geçtiğine, olay günü aracın sanık tarafından kullanıldığına dair delil olmadığına, sanığın olay saatinde baz kaydının tanığın evinde olmadığına dair sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Olarak
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak;
5271 sayılı Kanun'un 280/1-a fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesi ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, “303 üncü maddenin birinci fıkrasının "(a), (c), (d)", (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verileceği belirtilmiştir.
Dava dosyası kapsamına göre; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince "Sanık ...'ın savunmalarında tanığın evinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler bulunan kolileri eve kendisinin çıkarttığını ve bu maddeleri ilerde kendisinin satacağını beyan etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmiş olması karşısında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmaması"ndan ve bu hususta hükmün düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, hükmün sanık hakkında TCK 188/4-a maddesinin uygulandığı 2. paragrafından sonra gelmek üzere; "Sanık ...'ın savunmalarında tanığın evinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler bulunan kolileri eve kendisinin çıkarttığını ve bu maddeleri ilerde kendisinin satacağını beyan etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca yardımın niteliğine göre cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle sanığın 18 YIL HAPİS VE 3375 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,", 62. maddesinin uygulandığı 1. bendinin 3.fıkrasında yer alan "20 YIL HAPİS VE 3750 GÜN" ibaresinin çıkarılarak yerine, "15 YIL HAPİS VE 2812 GÜN" ibaresinin yazılması, Hükmün TCK'nın 52/2. maddesinin uygulandığı 1. bendinin 4.fıkrasında yer alan "112.500 TL adli para cezasına dönüştürülmesine ve sanığın NETİCETEN 20 YIL HAPİS VE 112.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin çıkartılarak yerine "84.360 TL adli para cezasına dönüştürülmesine ve sanığın NETİCETEN 15 YIL HAPİS VE 84.360 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin yazılması, suretiyle hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/1-c ve 303/1-a maddeleri gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ise de mahkemece dayanılan düzeltme sebebinin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi atfı ile aynı Kanun'un 303/1-a, c, d, e, f, g ve h bentleri kapsamında bulunmadığı, aynı Kanun'un 280/1-c maddesinde düzenlenen başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı daha az ceza verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak hüküm kurulması gerekli iken bu usule uyulmaksızın hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de,
Sanık hakkında ihbarın olması ve tanık beyanı ile söz konusu maddelerin sanığa ait olduğunun belirli olması karşısında, sanık hakkında şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuk aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Olarak
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.09.2025 tarihli ve 2025/2231 Esas, 2025/1695 Karar sayılı kararında sanık müdafili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Olarak
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.09.2025 tarihli ve 2025/2231 Esas, 2025/1695 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 283. maddeleri uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebebine göre, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNEE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.