MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2545 E., 2025/2383 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmış olup, sanık ...'nın temyiz istemine yönelik inceleme yapılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2024/123 Esas, 2025/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.09.2025 tarihli ve 2025/2545 Esas, 2025/2383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, arama kararının sanığa gösterilmediğine, kolluğun olay tarihinde 2 kez eve geldiğinden, şüphe oluşması nedeniyle adli arama kararı alınması gerektiğine, hukuka aykırı olarak elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, sanığın uyuşturucu maddelerin sahibi olmadığına, sanığın maddi durumunun iyi olması nedeniyle madde satmaya ihtiyacının olmadığına, sanığın söz konusu maddeleri ticaret kastıyla bulundurduğuna dair delil olmadığına, parmak izi ele geçmediğine, sanığın telefonunda suç unsuru tespit edilmediğine, tanık ifadesinde gerçekleri anlattığına, uygulanan cezanın orantısız olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerini uygulanması gerektiğine, sanığın yardım eden sıfatında kabul edilmesi gerektiğine yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın evinde yapılan aramada kullanım sınırı üzerinde uyuşturucu madde ele geçmesi nedeniyle, uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak;
Olay tutanağı, uzmanlık raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın ikamet ettiği evden yoğun aseton kokusu geldiğine dair ihbar üzerine polis ekiplerince olay yerine gidildiğinde, kapının girişinde bulunan yeşil renkli poşet içerisinde kullanım sınırının çok üzerinde sentetik kannobinoid maddesi ile hassas terazi ele geçtiği olayda, her ne kadar sanık söz konusu maddelerin kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de, sanığın uyuşturucu maddelerin bulunduğu poşet ile apartmana girdiğine dair kamera kaydı görüntüsü, sanığın evinde kullanım sınırı üzerinde madde ele geçtiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup;etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, arama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı da anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.09.2025 tarihli ve 2025/2545 Esas, 2025/2383 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.