MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2308 Esas, 2025/1468 Karar
SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2025 tarihli ve 2025/152 Esas, 2025/209 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2025 tarihli ve 2025/152 Esas, 2025/209 Karar sayılı kararı hakkında sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.09.2025 tarihli ve 2025/2308 Esas, 2025/1468 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheyi aşan, kesin nitelikte delil bulunmadığına, diğer sanık ...'in ifadesinden de sanık ...'ın atılı suçu işlemediğinin anlaşıldığına, somut olay bakımından uyuşturucu madde ticareti kriterlerinin gerçekleşmediğine, sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümleri bakımından değerlendirme yapılmadığına, ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanım sınırları içerisinde kaldığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalarda sanık ... ile açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen fiziksel özellikleri belirtilen bir kişinin uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde istihbari bilgiler elde edildiği, istihbari bilgideki adrese gidildiğinde, yine istihbari bilgide geçen barakada seslerin duyulması üzerine barakaya girildiği, burada sanık ... ile istihbari bilgideki fiziksel özelliklerle uyumlu sanık ... ve temyiz dışı kişilerin olduğunun görüldüğü, bu kişilerin üzerinde ve barakada usulüne uygun olarak yapılan aramada farklı niteliklerde uyuşturucu maddeler ve sentetik ecza hapları ile hassas terazinin ele geçirildiği, bu şekilde sanıkların kullanma amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı) 280. maddesinin, 25.12.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile değişik (e) bendinin atıf yaptığı CMK'nın 289/1. (g) ve (h) bentlerine göre Bölge Adliye Mahkemelerince savunma hakkının kısıtlanması ve hükmün gerekçe içermemesi durumlarında İlk Derece Mahkemesi kararlarını bozma hak ve yetkisinin tanındığı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 16.04.2025 tarihli ve 2025/1088 Esas, 2025/719 Karar sayılı bozma kararının da bu yetki kapsamında kaldığı, hükmün, karar tarihinde Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmesinin usulün esasa tekaddüm edeceği ancak esasın yerine geçemeyeceği ilkesi ve usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu, sanık ... ve müdafiinin temyiz dilekçesinin bir bütün halinde ele alınması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde Tebliğnamedeki bozma ve ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklar hakkındaki istihbari bilgi ve buna ilişkin tutanak, istihbari bilgi ile uyumlu olacak şekilde sanıkların ve suça konu uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin ele geçirilmesine ilişkin kolluk tarafından düzenlenen tutanak, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı ve çeşidi, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ilr hassas teraziye ilişkin kriminal raporlar, sanıklar ile birlikte yakalanan tanıklar .., .. ve ..'nin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanları, sanıkların aşamalardaki tevilli ikrar yollu savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.09.2025 tarihli ve 2025/2308 Esas, 2025/1468 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.