MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/175 E., 2024/2780 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını özendirme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2023/436 Esas, 2023/1041 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını özendirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 190/2, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/175 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını özendirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi
Vekalet ücreti yönünden temyiz ettiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin sanık hakkında beraat kararı verilmesine rağmen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olup UYAP'tan yapılan sorgulamada İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümden sonra 18.12.2023 tarihinde sanık adına usulüne uygun olarak düzenlenen vekaletname sunan sanık müdafiinin temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dosyadaki olgular itibarı ile; sanık müdafiinin, sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından mahkumiyet kararı verilmeden evvel vekaletname sunduğu, kanun yolu aşamasında da bölge adliye mahkemesinin, dosya üzerinden karar verdiği, bu bağlamda sanığın duruşmalarda vekil ile temsil edilmesinin söz konusu olmadığı ancak dosyada vekil tarafından sunulmuş istinaf başvuru dilekçesinin bulunduğu anlaşılmakla, kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık yararına, hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dilekçe yazım ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi uyarınca bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/175 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının sanığın beraatine ilişkin paragrafından sonra gelmek üzere "sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 4.500 TL dilekçe yazım ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.