MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2401 E., 2025/1334 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/85 Esas, 2025/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/2-4, 53, 63, 54/4. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/2401 Esas, 2025/1334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri
Arama kararının usule uygun olmadığından hükme esas alınamayacağına, ikametin bahçesinde bulunan uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğuna dair delil bulunmadığına ve bu hususta araştırma yapılmadığına, sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesinde sayılan suçun kanuni tanımındaki seçimlik hareketlerden hiç birisini gerçekleştirmediğine, sanığın kullanıcı olduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiği, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, uyuşturucu maddelerin çeşitlilik göstermesinin tek başına ticaret yapıldığı anlamına gelmeyeceği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair alınan ihbara istinaden gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama kararı ile yapılan arama neticesinde; sanığın ikametinin bahçe kısmında sağda bulunan tuvaletin yanındaki su deposunun altında 1 adet beyaz renkli poşet içerisinde satışa hazır vaziyette fişek halinde kareli ve çizgili beyaz defter kağıtlarına sarılı skunk maddesi ve yine aynı poşette kareli defter kağıdı içerisinde fişek halinde alüminyum folyoya sarılı ... maddesi ile oturma odasındaki televizyon ünitesinin üzerinde alüminyum folyo rulosu ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
Sanığın aşamalardaki istikrarlı, çelişki içermeyen ve bulunan uyuşturucu maddelerle bir ilgisinin olmadığı yönündeki savunmaları, sanığın üzerinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmamış olması, sanığın idrarında pozitif çıkan uyuşturucu maddelerin ele geçen uyuşturucu maddeler ile aynı türde olması, ele geçen toplam uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırında kalması nedenleriyle sanığın atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak başkaca delil bulunmadığı gözetilmeksizin bu suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/2401 Esas, 2025/1334 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanık müdafiinin tahliye talebinin kabulü ile sanık ...'in SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 gün ve 107-1 36... .03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da bazı kriterler belirlenmiştir. Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir. İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya işyerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlenmesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir. Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrarı ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir. (Yargıtay CGK, 11.06.2013, E. 2013/10-88, K. 2013/300)
Diyarbakır Valiliği 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü'ne 26/09/20 24... 729 ihbar numarasıyla “Sur ... Mah. 3094 Sk. sayılı adreste ikamet eden ... adlı şahıs madde bağımlısı ve satıcısı, aranması var, eşi eve gidecek eşine zarar verebilir” şeklinde alınan ihbar üzerine sanığın "... Mah. 3094. Sk. No:7 .... /......" sayılı adresinde yapılan arama neticesinde; ikametin giriş kapısından girince bahçe kısmında sağda bulunan tuvaletin yanındaki su deposunun altında 1 adet beyaz renkli poşet içerisinde satışa hazır vaziyette 16 fişek halinde kareli ve çizgili beyaz defter kağıtlarına sarılı daralı 13,47 gram uyuşturucu skank olduğu değerlendirilen madde ve yine aynı poşette kareli defter kağıdı içerisinde satışa hazır vaziyette 4 fişek halinde alüminyum folyoya sarılı toplam daralı 3.25 gram uyuşturucu ... olduğu değerlendirilen madde ile oturma odasındaki televizyon ünitesinin üstünde uyuşturucu madde paketlemede kullanılan alüminyum folyo rulosu ele geçirildiği olaya ilişkin olarak yapılan değerlendirme neticesinde;
Her ne kadar sayın çoğunluk tarafından sanığın eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de; sanık hakkında ihbarın bulunuyor olması, ihbara uygun şekilde sanığın ikametinde yapılan arama da iki çeşit satışa hazır vaziyette benzer gramlarda paketlenmiş halde toplamda 20 fişek uyuşturucu maddeler ele geçirilmiş olması, uyuşturucuların zula olarak tabir edilebilecek tuvaletin yanındaki su deposunun altında ele geçirilmiş olması, sanığın ilk beyanında ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını beyan etmesine rağmen uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu materyaller üzerinde yapılan parmak izi incelemesi neticesinde, sanık ...'e ait parmak izi tespit edilmesi üzerine mahkemedeki savunmasında alüminyum folyonun kendisine ait olduğunu kabul ederek çelişkili beyanlarda bulunmuş olması, sanığın idrarında, ikametinde ele geçen uyuşturucu maddeler ile benzer nitelikte uyuşturucu maddeye rastlanmış olmasının suçun vasfında bir değişikliğe sebep olmayacağı, genelde satıcı olan şahısların hem uyuşturucu maddeleri satıp hem de kullandıklarının bilindiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla verilen kararın istinaf taleplerinin reddi ile onanmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız. 04.03.2026