MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/465 Esas, 2025/2229 Karar
SUÇ : Eşe karşı eziyet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2018/2631 Esas, 2019/3228 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2021/17433 Esas, 2024/8564 Karar sayılı kararı ile hükmün "... suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırıdır..." gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi gereğince ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/465 Esas, 2025/2229 Karar sayılı kararı ile sanığın eşe karşı eziyet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-b, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan ... Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi
Vekâlet ücretine hükmedilmemesinin, temel cezanın üst sınırdan belirlenmemesinin ve 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Eylemin sübut bulmadığı, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü, katılan beyanlarının esas alınmasının isabetsiz olduğu, temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu iddialarına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanığın suç tarihinde eşi olan mağdur ile aralarında çıkan tartışma sırasında mağdura hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, mağdurun çocuklarıyla birlikte yatak odasına geçerek kapıyı kilitlemesi üzerine, sanığın gece saatlerinde içinde kaynar su bulunan kettle ile odaya girerek uyumakta olan mağdurun üzerine kaynar su döktüğü ve olay sonrasında mağduru üç gün boyunca hastaneye götürmeyerek bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine neden olduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı; iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça belirtildiği; vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu ve kesin verilere dayandırıldığı belirlenmiştir. Mağdurun olayın hemen akabinde alınan ayrıntılı ve tutarlı beyanında sanığın gece saatlerinde üzerine kaynar su döktüğünü, üç gün boyunca hastaneye götürmediğini açıkça ifade ettiği, bu anlatımın adli raporlarla uyumlu olduğu; mağdurun anne ve babası olan tanıkların olay sonrası duruma ilişkin beyanlarının mağdur anlatımını desteklediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Mağdurun bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine neden olan davranışların üç gün boyunca devam etmesi nedeniyle eylemlerin sistematik olup süreklilik arz ettiği, bu itibarla suç vasfının doğru şekilde belirlendiği anlaşılmış olup, sanık müdafinin suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi nazara alındığında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve yasal engel bulunması nedeniyle lehe hükümlerin uygulanmamasının isabetli olduğu sonucuna varılmıştır. Dairemizin 12.09.2023 tarihli ve 2023/1471 Esas, 2023/6013 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarda açıklandığı üzere; katılan ... Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu anlaşıldığından katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan kurum vekilinin bu husustaki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; katılan kurum vekilinin ve sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/465 Esas, 2025/2229 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.