MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3038 Esas, 2025/3189 Karar
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2025 tarihli ve 2024/53 Esas, 2025/223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 58, 63, 54/4 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.09.2025 tarihli ve 2025/3038 Esas, 2025/3189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeleri kullanmak maksadıyla bulundurduğuna, ele geçirilen maddelerin kullanım sınırında olduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunamadığına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; 18.09.2023 tarihinde sanık ...'nın, devriye görevini ifa etmekte olan kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine kullanım sınırı üzerinde olan ... maddesini yere atarak kaçmaya çalıştığı olayla ilgili sanığın ticari amaçla uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlamak suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2017/380 Esas ve 2019/650 Karar sayılı ilamı ile nitelikli hırsızlık suçundan hükmolunan 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasının, 10.01.2023 tarihinde infaz edildiği ve tekerrüre esas olduğu, anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde ilk derece mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığı bu sebeple Tebliğnamedeki tekerrür hususundaki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan
tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı içeriği, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, el koyma tutanağı, kriminal raporu ile birlikte ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği ve kullanım sınırı üzerinde olması nazara alındığında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.09.2025 tarihli ve 2025/3038 Esas, 2025/3189 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
...