MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2584 E., 2025/1690 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2025 tarihli ve 2025/19 Esas, 2025/225 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3. maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 100.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 17.07.2025 tarihli ve 2025/2584 Esas, 2025/1690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın uyuşturucu madde kullanıcı olduğuna ve ele geçen maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğuna, sanığın üst aramasının hukuka aykırı olarak yapıldığına, sanığın üzerinde ele geçen maddeleri rızaen vermesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ele geçen maddeleri kullanım amacıyla bulundurduğuna, maddelerin ele geçtiği yerin apartmanın ortak kullanım yerinde bulunduğuna ve sanığın bu maddeleri kendisine ait olduğunu ikrar etmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tanıklara elinde bulunan maddeyi müstakilen devretmeyip ikramda bulunduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak,
İstihbari bilgi tutanağı, olay tutanağı, ev arama tutanağı, sanık savunmaları, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanık hakkında evinde ve evin müştemilatı olarak kullanılan bodrum katında uyuşturucu madde ve hassas terazi bulundurduğu ve sattığına dair bilgilere ulaşılması üzerine, istihbari bilgide belirtilen adreste ve bodrum katında yapılan arama uyuşturucu maddeler, hassas terazi ve uyuşturucu madde paketlemede kullanılan klipsli poşetlerin ele geçtiği, sanığın alınan savunmasında uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, sanığın telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu madde ticaretine ilişkin konuşmalar ve uyuşturucu madde fotoğraflarının bulunduğu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde sanığın ele geçen maddeleri ticaret kastı ile bulundurduğunun belirlendiği ve sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğunun anlaşıldığı, bu nedenle ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı da dikkate alındığında sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 17.07.2025 tarihli ve 2025/2584 Esas, 2025/1690 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.