MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/263 E. 2021/219 K.
SUÇ: 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
KARAR: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2021 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması talebine istinaden Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli kararı ile talebin kabulü ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükümlü tarafından hakkında ikinci kez mükerrirliğin kaldırılmasına ilişkin talepte bulunulması üzerine Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ek kararı ile talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli kararı ile kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 2021/25442 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/7304 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2021 tarihli kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, hükümlünün anılan Mahkeme kararında ikinci kez tekerrüre esas alınan dosyada uyarlama yargılaması sonucunda verilen hükmün kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle uygulanan tekerrür hükümlerinin çıkartılması talebinin reddine ilişkin Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2021 tarihli ve 2021/263 Esas, 2021/219 sayılı ek kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2021 tarihli ve 2021/712 değişik iş sayılı kararını, hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede,
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15/09/2021 tarihli ve 2021/9317 Esas, 2021/12242 Karar sayılı ilamında "...Sanık ... hakkında bozma öncesi tekerrüre esas alınan ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp ilgili ilamın kesinleşme tarihi değişmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı..." şeklinde belirtildiği üzere, hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/617 Esas, 2019/699 sayılı kararına ilişkin olarak yapılan uyarlama yargılaması sonucunda verilen Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2021 tarihli ve 2019/617 Esas, 2019/699 sayılı ek kararının itiraz edilmeden 23/09/2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinin değişmesi nedeniyle ikinci kez tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın dosya içerisinde mevcut adlî sicil kaydına göre birinci kez tekerrüre esas olabilecek Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/02/201 tarihli ve 2015/311 Esas, 2016/45 sayılı kararının bulunduğu cihetle, sanığın mükerrir olduğu sabit olmakla beraber sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un, Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlıklı 58 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
"Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.”
Şeklinde düzenlemenin bulunduğu belirlenmiştir.
2. Hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan ilâma konu Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/617 Esas, 2019/699 Karar sayılı kararına konu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 25.12.2019 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
3. Hükümlünün üzerine atılı suçun 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile basit yargılama usulü kapsamına alındığı, basit yargılama usulü nedeniyle yapılan uyarlama yargılaması yapılması sonucu Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/617 Esas, 2019/699 Karar sayılı ek kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292/1, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri uyarınca 4 ay 7 gün hapis cezasına hükmedildiği, bu kararın da 23.09.2021 tarihinde kesinleştiği, hesap hatası üzerine Mahkemenin 01.12.2021 tarihli ek kararı ile sonuç cezanın "3 ay 22 gün hapis cezası" şeklinde düzeltilmesine karar verildiği, bu kararın da 10.12.2021 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin düzenlendiği belirlenmiştir.
4. Tekerrür hükümlerinin uygulama alanının tespiti; tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun inceleme konusu suç tarihinden önce işlenip işlenmediği, tekerrüre elverişli bir yaptırımla neticelenip neticelenmediği, inceleme konusu suç tarihinden önce kesinleşip kesinleşmediği noktasında toplanmaktadır.
5. Buna göre daha önce verilen ve kesinleşen tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün uyarlama yargılaması sonucunda yine hükümlü hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle tekerrüre esas olma koşulunun ortadan kalkmadığı ve uyarlama yargılaması sonrasında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olmasının tekerrür uygulamasını engellemeyeceği, ancak infaz aşamasında tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.