MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3114 E., 2025/2774 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2025 tarihli ve 2024/580 Esas, 2025/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a,b, 62... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/3114 Esas, 2025/2774 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna, aramanın hukuka aykırı olduğuna, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, olay tutanağı ile keşif mahallinde tespit edilen yer arasında uyuşmazlık bulunduğu ve tutanakta tanıklarının keşif mahalline gelmemeleri nedeniyle kesin yer saptamasının yapılamaması nedeniyle sanığın cezasında artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, tutanakta çelişkiler olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, olay günü sanık ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık B.Ç.'nin uyuşturucu madde sattıklarına ilişkin istihbari bilgiler üzerine yapılan çalışmalarda tanık B.Ç.'nin tedirgin şekilde sokak üzerinde yürüdüğünün görülmesi üzerine fiziki takibe aldığı, tanığın, sanık ile 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinde sayılan yerlere 200 metreden yakın yerde sokakta buluştuğu ve aralarında alışveriş olduğunun görüldüğü, tanığın üzerinde bulunan sentetik kannabinoidi teslim ettiği, sanığın üzerinde yapılan aramada da sentetik ... bulunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Olay ve fiziki takip tutanakları, B.Ç. isimli şahıstan ve sanıktan ele geçen maddenin cinsinin benzer olması, sanıklar tanık arasındaki alışverişin görülmesi, sanıktan ele geçen maddenin cinsi ve miktarına göre, sanığın, B.Ç. isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığı ve kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi de yine satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine atıfta bulunduğundan gerekçeli kararın Kanun'un aradığı şartları taşıdığı, dosyanın esasını etkileyecek eksik bir inceleme bulunmadığı, aramanın hukuka uygun olarak yapıldığı, olay tutanağı, kroki ve keşif tutanağı arasında herhangi bir çelişki tespit edilemediği keza uyuşturucu maddelerin sokakta ele geçirilmesi hususunda sanık ve tanık beyanları arasında çelişki bulunmadığı sanık müdafii tarafından ileri sürülen uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi sonrası yapılan işlemlerin suçun sübutu açısından etkisinin olmadığı bu nedenle bu hususa yönelik yapılan itirazların yerinde görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22/09/2025 tarihli ve 2025/3114 Esas, 2025/2774 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.
...