MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/450 E. 2018/141 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlü hakkında Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/450 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 09.04.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 gün ve 2024/37082 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve KYB-2025/128012 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında,
İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında, 19.06.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2017 tarih, 2017/2665 Soruşturma, 2017/705 Esas, 2017/698 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6. ve 53. maddeleri uyarınca Bucak Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/450 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1, 53... /1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 09.04.2018 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Sanığın 07.11.2015 tarihli eyleme ilişkin verilen 24.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile açılan kamu davasında Bucak 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2017/405 Esas, 2018/32 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, 02.08.2014 tarihli ek karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığından 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca işlem yapılması için infazın durdurulmasına karar verildiği, sanık hakkında kanun yararına bozma istemine konu dava dosyasında doğrudan dava açmaya dayanak olarak gösterilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usule uygun verilmediği, olağanüstü kanun yolu ile incelendiği anlaşılmakla, sanığın incelemeye konu 19.06.2017 tarihli eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki yargılama şartının gerçekleşmediğinden sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılamayacağı ve aynı nitelikte işlenen tüm suçlara ilişkin dosyaların birleştirilerek tek bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/450 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
...