MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/547 E., 2025/2266 K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
1.Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli kararı ile sanığın iftira suçundan 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin ikinci fıkrasını uyarınca ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın iftira suçundan beraatine karar verilmiştir.
3.Bu kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi neticesinde; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2023/4029 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararı ile " İşlemediğini bildiği halde hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin belirlenerek katılan hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan soruşturma yapılmasına neden olan sanığın eyleminin, savunma hakkının kullanılması olmadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22/10/2025 tarih, 2024/547 E. 2025/2266 K. sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan açılan kamu davasının, dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında derhal beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Dosyada dava zamanaşımının dolması söz konusu olmamasına rağmen düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Değerlendirme Ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, aracında yakalanan uyuşturucu maddeyi, kendini suçtan kurtulmak amacı ile katılanın aracına koyduğunu söyleyerek, katılan hakkında soruşturma yapılmasına neden olduğu iddiasına ilişkin olayda;
Sanık hakkında atılı suç için öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü , iftira suçlarına ilişkin özel bir düzenleme olarak aynı kanunun 267/8 maddesinde, "İftira suçundan dolayı dava zamanaşımının, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlayacağının " belirtildiği, bu durumda, sanığın suça konu isnadı üzerine katılan hakkında verilen 25.02.2010 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının, zamanaşımının başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu tarihten, bölge adliye mahkemesi karar tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, sadece derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği" görüşünün benimsenmesi karşısında; dosya kapsamında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 223/9. maddesi gereği derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların da bulunmadığı anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesince, kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen düşme kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.10.2025 tarih ve 2024/547 Esas, 2025/2266 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
...