İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/2193 E., 2024/1930 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ: 06.11.2020, 12.11.2020, 28.02.2020
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Dairemizin bağlantılı 2024/17939 Esas numaralı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2024/181 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.12.2024 tarihli ve 2024/2193 Esas, 2024/1930 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre; 28.02.2020 günü, sanığın evinde yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, 06.11.2020 günü, kullanıcı ... ile telefonda görüşen bağlantılı dosya sanığı ...'in ardından sanık ...'ı aradığı ve yapılan fiziki takipte, sanık ... ile ...'ın buluştukları, ceplerinden çıkardıkları cisimleri birbirlerine verdiklerinin görüldüğü, akabinde ...'tan uyuşturucu madde ele geçirildiği; 12.11.2020 günü saat 16.40'ta, bağlantılı dosya sanığı ... ile kullanıcı ... arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri üzerine yapılan takipte, ... ile sanık ...'ın buluştukları ve ceplerinden çıkardıkları cisimleri birbirlerine verdiklerinin görüldüğü, ardından ...'den uyuşturucu madde ele geçirildiği; 12.11.2020 günü saat 17.40'ta, bağlantılı dosya sanığı ... ile kullanıcı ... arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri üzerine yapılan takipte, ... ile sanık ...'ın buluştukları ve ceplerinden çıkardıkları cisimleri birbirlerine verdiklerinin görüldüğü, ardından ...'dan uyuşturucu madde ele geçirildiği; sanığın bu şekilde uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki iddialara ilişkin olarak;
Sanığın işlediği suçlar arasında hukuki kesintinin oluşmadığı ancak Dairemizce sanığın suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, sanığın 28.02.2020 günü yakalanarak ifadesinin alındığı ve evinde esrar maddesi ele geçirildiği, bu fiilin ardından yaklaşık dokuz ay kadar uzunca bir süre geçtikten sonra, sanığın, alıcılara sattığı maddenin evinde yakalanan maddeden farklı olan metamfetamin maddesi olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında uyuşturucu madde satma eylemini ayrı bir suç işleme kararı altında işlediğini kabulü ile ayrı ayrı ceza tayin edilmesi gerekirken, tüm fiillerin bir suç işleme kararı kapsamında işlendiği kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay ve fiziki takip tutanakları içeriği, iletişimin tespiti kayıtları, tanıkların ifadeleri, tutanak mümziilerin beyanları, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.12.2024 tarihli ve 2024/2193 Esas, 2024/1930 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.