MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/4523 E., 2024/4590 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜMLER : Sanık ... yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusununesastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
Sanık ... yönünden, sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde hükmü temyiz etmesinden sonra, sanığın 04.06.2026 tarihli beyanında temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği; diğer sanık ... hakkında yapılan ön incelemede ise; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/182 Esas, 2024/317 Karar sayılı kararı ile sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-2.cümle, 188/4-b, 62, 52/2, 52/4, 53... . maddeleri uyarınca 18... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20/12/2024 tarihli ve 2024/4523 Esas, 2024/4590 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, ele geçirilen uyuşturucunun kişisel kullanım sınırları içerisinde olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, kardeş olan sanıklar arasında nasıl bir iştirak iradesi bulunduğunun gerekçeli kararda tartışılmadığına, tanık Muhammed'in gerek yaşının küçük olması gerekse Suriye uyruklu olması ve müdafiisi olmaksızın kolluk tarafından alınan beyanının hukuka aykırı olması nedenleriyle kovuşturma aşamasında alınan beyanına itibar edilmesi gerektiğine zira ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1-) Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmasından sonra, sanığın 04.06.2026 tarihli beyanında temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
2-) Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden
Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde ihbar bulunan sanığın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Muhammed'e uyuşturucu sattığı ve ikametinde ele geçen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak;
Bölge Adliye mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmünde 5237 sayılı Kanun’un 188/4-b maddesi uyarınca yapılan artırıma ilişkin kısmın duruşma açılmaksızın hükümden çıkarılması mümkün olduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Muhammed'in yabancı uyruklu olduğu ve yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmadığı, bu suretle nüfus kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 188/3-son maddesi uyarınca artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1-) Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/1. maddesi gereği dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2-) Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20.12.2024 tarihli ve 2024/4523 Esas, 2024/4590 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.