MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/103 E., 2025/273 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜMLER : ...yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, .... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi sanık ... ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2024 tarihli ve 2024/94 Esas, 2024/57 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması ile diğer sanık ...'in aynı suçtan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2025/103 Esas, 2025/273 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddi ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri
Atılı suç kapsamında sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesine ilişkindir.
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri
Atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç vasfının sanık lehine değişmesinin kuvvetle muhtemel olduğuna, sanığın idrarında uyuşturucu madde tespit edilmiş olmasının kullanıcı olduğu yönündeki savunmasını doğruladığına ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde birlikte yakalanan sanıklarda ele geçirilen uyuşturucuların sanıklar tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak;
1-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; Mersin'de ikamet eden ve suç tarihinden dört gün önce suça konu uyuşturucuları Mersin'den satın aldığını belirten ve suç tarihinde Tarsus'ta yakalanan sanıkta ele geçen uyuşturucunun niteliği, paket sayısı ve miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde bulunması, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
1. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2025/103 Esas, 2025/273 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. Maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.