MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1949 E., 2025/1850 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2025 tarihli ve 2025/99 Esas, 2025/252 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.06.2025 tarihli ve 2025/1949 Esas, 2025/1850 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın bahse konu olaydan birkaç gün önce Telegram uygulaması üzerinden uyuşturucu satılan gruplara girerek kullanmak amacıyla ... olup olmadığını sorduğunu, sonrasında bu gruplarda yer alan ve sanığı tespit eden gizli soruşturmacıların yine telegram uygulaması üzerinden sanıkla temasa geçerek uyuşturucu olup olmadığını sordukları ve sanığın da paraya acil ihtiyacı olduğu bir dönemde gizli soruşturmacılardan gelen malın satışı isteğini geri çeviremediğini, sanığa ait telefonun teslim alınmasından sonra yaptıkları incelemede sanıkla gizli soruşturmacıların arasındaki tüm yazışmaların karşı tarafça geçmişe dönük olarak silinmiş olduğuna, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiklerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde görülen Hun-Türkiye davasının buna örnek teşkil ettiğine, iddianamenin temelini oluşturan tutanaklardaki diyalogların hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve sadece satış işleminin gerçekleştiği 8-9 saniyelik video kaydı varken olayın başlangıç anını gösterir kayıtların olmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu sattığı iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, fiziki takip, kimlik tespit tutanağı ve güven alımına ilişkin rapor ile tutanak mümzilerinin mahkemece alınan savunmalarında güven alımına ilişkin tutanak içeriklerini doğrulamaları bir arada değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.06.2025 tarihli ve 2025/1949 Esas, 2025/1850 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.