MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1409 E., 2025/1549 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2024 tarihli ve 2024/92 Esas, 2024/516 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 27 yıl hapis ve 300.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 20.06.2025 tarihli ve 2025/1409 Esas, 2025/1549 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
Sulh Ceza Hakimliği kararıyla aramanın yapılmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın yakalanma anında tırda yüklü bulunan ve ilaç olarak bildiği maddeyi teslim edeceği yerin konumunu kolluk görevlilerine göstermiş olmasına rağmen işlem yapılmadığına, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazla uzaklaşıldığına ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde sevk ve idaresinde bulunan aracın yakıt deposu içerisinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eksik inceleme bulunmadığı, aramanın hukuka uygun olduğu, madde miktarı uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması ile yazılı gerekçeye göre sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna uygun oldukları anlaşılmakla; suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracın yakıt deposunda ele geçirilen uyuşturucunun miktarı, sanığın telefonunda 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve sanığın taşıdığı maddenin diyabet ilacı olduğunu yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 20/06/2025 tarihli ve 2025/1409 Esas, 2025/1549 karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.