MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/1185 E., 2024/1197 K.
SUÇ: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine dair karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2023/627 Esas, 2024/656 Karar sayılı kararı ile sanığın, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a, 53, 58. maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.11.2024 tarihli ve 2024/1185 Esas, 2024/1197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, "kız arkadaşını rahatsız ettiği gerekçesi ile" bir başkasının doğum gününde gördüğü mağdurla tartışmaya başlayarak, mağduru önce kafasına silahla vurmak suretiyle yaraladığı, akabinde arkadaşları ile birlikte zorla araca bindirerek ormana götürdüğü, mağduru burada bir süre darp etmeye devam ettiği şeklindeki
olaya ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştirilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği, mağdur beyanı, sanık savunması, mağdurun yaralandığını gösteren doktor raporu ve tanık ifadeleri dikkate alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasının da isabetli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.11.2024 tarihli ve 2024/1185 Esas, 2024/1197 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca, Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.