MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/462 Esas, 2025/223 Karar
SUÇLAR : Kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz etme
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/923 Esas, 2015/1050 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2022/16767 Karar sayılı kararı ile "seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
İskenderun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/462 Esas, 2025/223 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa atılı suçun zamanaşımına uğramadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların köy tüzel kişiliğine ait sulak alanın üzerini kısmen zapt ederek bunlar üzerinde tasarrufta bulundukları iddiasına ilişkin olarak;
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 15/1.a.1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... hakkında zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların Yargıtay bozma ilȃmı öncesi savunmalarının alındığı 16.04.2015 tarihinden, zamanaşımının durduğu süre olan seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla hükmedilen muhakemenin durması kararının kesinleştiği tarih olan 24.01.2023 tarihi ile yargılamaya devam edilmesini sağlayan 07.01.2025 tarihli KYOK arasındaki sürelerin de hesaplanması suretiyle 18.06.2025 tarihli hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, sanıklar ... ve ... hakkında zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların Yargıtay bozma ilȃmı öncesi savunmalarının alındığı 11.06.2015 tarihinden, zamanaşımının durduğu süre olan seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla hükmedilen muhakemenin durması kararının kesinleştiği tarih olan 24.01.2023 tarihi ile yargılamaya devam edilmesini sağlayan 07.01.2025 tarihli KYOK arasındaki sürelerin de hesaplanması suretiyle 18.06.2025 tarihli hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, sanık ... hakkında zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın Yargıtay bozma ilȃmı öncesi savunmasının alındığı 11.06.2015 tarihinden, zamanaşımının durduğu süre olan seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla hükmedilen muhakemenin durması kararının kesinleştiği tarih olan 24.01.2023 tarihi ile yargılamaya devam edilmesini sağlayan 07.01.2025 tarihli KYOK arasındaki sürelerin de hesaplanması suretiyle 18.06.2025 tarihli hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle;
Yapılan yargılama sonunda sanıklar hakkında açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle düşmesine karar verilmesi isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İskenderun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ve 2025/462 Esas, 2025/223 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.