(743 S. K. m. 618) (766 S. K. m. 2)
Dava: Recep ile Ali Osman vekili aralarındaki meni müdahale davasının reddine dair, Kavak Asliye Hukuk Hâkimliği'nden verilen 24.6.1985 gün ve 155/95 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş ise de; hüküm tarihine nazaran uyuşmazlığa konu teşkil eden taşınmazın değeri 100.000 lirayı aşmadığından duruşma talebinin kıymet yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, dava konusu taşınmazın yol olmayıp kendisine ait olduğunu, davalının haksız elattığını ileri sürerek vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar: Davalı ise, savunmasında; dava konusu taşınmazın taksim neticesi davacının kardeşine isabet ettiğini ve kendisinin satın aldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dava konusu taşınmaz hakkında davalı tarafından 1984/109 sayılı dosya ile tescil davası açılmış ve sonuçta bu yerin davalı adına tesciline karar verilmiştir. İlâm kesinleşmiş ise de, tescil yapılmamıştır. Mahkemece davalı tarafından alınan tescil ilâmı gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu tescil ilâmında davacı taraf durumunu almamıştır. O itibarla bu ilâm açılan davada davacıyı bağlamaz. Zira HUMK.nun 237. maddesinde kesin hükmün koşulları açıklanmış bulunmaktadır. Davacının bu ilamla bağlı bulunabilmesi için ilamın kendisine göre kesin hüküm sayılması icabeder. Taraf değişikliği sebebiyle bu ilamın kesin hüküm olduğu ileri sürülemez. Bu itibarla tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanmış olan deliller değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmesi gerekir. Tapuya verilip infaz ettirilmemiş ilam Medeni Kanunun 633. maddesi hükmüne göre, mülkiyetin doğduğunu gösteren bir belge sayılırsa da bu, ilam açılan davada davacıyı bağlamadığından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesinde zorunluluk vardır. Ayrıca dava konusu taşınmaz hakkında bir tapulama işlemi yapılmış ve taşınmazın niteliği gözönünde tutularak Tapulama Kanununun 2.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre, taşınmaz tapulama dışı bırakılmıştır. Taşınmaz için bir tapulama tutanağı düzenlenmemiş, ilan yapılmamış olduğundan böyle bir taşınmaz hakkında Medeni Kanunun 618. maddesi hükmüne dayanılarak elatmanın önlenmesi davası açılabilir. Şüphesiz bu davanın yerel mahkemede açılması gerekmektedir. Davacı bu kurallara uyarak davayı genel mahkemede açmış bulunduğuna göre, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Tapulama Kanununun hükümlerine göre bu yörede bir tapulama işlemi yapılmış olması açıklanan sonucu değiştirmez.
Sonuç: Delillerin buna göre değerlendirilip uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken mahkemece bunlardan zuhûl ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 500 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy