(1086 S. K. m. 237)
Dava: Fatma ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair, (Bismil Asliye Hukuk Hakimliği)nden verilen 11.12.1990 gün ve 356/352 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu 249 parsel hakkında Hazine tarafından davacı ile kardeşleri aleyhine arazi kadastro mahkemesine açılan 1953/183 esas sayılı dava başarı ile sonuçlanmış ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir. O davada davalılar, bu davada davacı olan Fatma'nın dayandığı iskan kaydına dayanmışlardır. Buna rağmen savunmaları kabule şayan görülmemiş, dava konusu taşınmaz 65 parselden ifraz edilerek 249 parsel olarak Hazine adına yazılmıştır. Bu davanın davacısı o davada taraf durumunda bulunduğuna, konu ve hukuki sebep aynı olduğuna göre, arazi kadastro mahkemesinin hükmü davacı bakımından kesin hüküm olup davacıyı bağlar. Bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değişik düşüncelerle davanın reddi yönüne gidilmesi isabetsiz ise de, netice itibariyle hüküm redde ilişkin olup açıklanan nedenlerle doğru olduğundan bozma sebebi sayılmamış ve bu itibarla hüküm sonuç itibariyle doğru görülmüştür.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından reddi ile sonuç bakımından doğru olan hükmün esasının ONANMASINA, Hazinenin avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Keşifte belirlenen değer üzerinden noksan harç ikmal edilmiş olduğuna göre avukatlık ücretinin bu değer üzerinde hesaplanıp davacıya yüklenmesi gerekirken dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz ve Hazinenin bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/J maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 17.6.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy