(743 S. K. m. 634) (2644 S. K. m. 26) 818 S. K. m. 213)
Dava: Alattin ile Emine ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair, Uşak Birinci Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.6.1990 gün ve 762-386 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Emine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmazı 20.4.1974 tarihli senetle tespit maliki ve annesi Halime'den haricen satın aldığını ileri sürerek, tapunun iptalini talep etmiş, mahkemece dava konusu taşınmazın 1974 yılında tarafların müşterek murisi Halime tarafından davacıya satıldığı, satış tarihinden bu yana davacının nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla tasarrufta bulunduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kanunun 13. maddesinin B-b fıkrasındaki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle tapunun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 2031 parsel numaralı taşınmaz 27.2.1965 tarihinde tapulama yolu ile tapuya tescil edilmiş, satış ise 20.4.1974 tarihinde yapılmıştır. 3402 sayılı Kanunun 13/B-b maddesi gereğince satışın geçerli olabilmesi için, harici satışın kadastro tespitinden önce yapılması ve satış tarihi ile tapulama tespitinin yapıldığı tarih arasında 10 yıllık zilyetlik süresinin geçmesi, satışın tespit tarihine kadar bozulmamış olması gerekir. Yukarıda açıklandığı gibi dava konusu taşınmazın satışı tapuya tescil tarihinden sonra yapılmıştır. Bu durumda ortada tapulu taşınmazın haricen satışı söz konusudur. Haricen düzenlenmiş olan senedin düzenleme tarihinde taşınmaz mal tapu kütüğünde kayıtlıdır. Tapu, tapulama sonucu oluşmuştur. Bir yer tapulama veya kadastro gördükten sonra o yerde cereyan eden işlemler hakkında Tapulama veya Kadastro Kanununun iktisaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bundan sonra yapılacak işlemler hakkında MK. nun ilgili hükümleri uygulanır. Tapu kütüğünde kayıtlı taşınmaz malın satışının geçerli olabilmesi için bu sözleşmeye ait resmi senedin tapu sicil muhafızlığınca düzenlenmesi şarttır.
MK. nun 634, Tapu Kanununun 26 ve Borçlar Kanununun 213. maddelerinde açıklanan ve resmi senette bulunması gereken nitelikleri taşımayan, Tapu Sicil Muhafızlığı ve noter tarafından düzenlenmeyen senetlere haricen düzenlenmiş senetler denilir ve bu tür senetler tapulu bir taşınmazın satışında geçerli değildir. Taşınmaz mal üzerindeki mülkiyet hakkının devrinin hedef alan bir sözleşmenin var olabilmesi için Kanunun yetkili kıldığı Tapu Sicil Muhafızı önünde böyle bir anlaşmada taraf olanların rıza ve iradelerinin birleşmiş bulunması gerekir. Resmi şekilde yapılmamış temlik taahhütleri mutlak butlan sebebiyle batıl olduğundan haricen düzenlenmiş senede dayanarak açılan tapu iptali yolu ile mülkiyetin naklini talep eden davanın dinlenme olanağı yoktur.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değişik düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, 75.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy