(743 S. K. m. 639) (1086 S. K. m. 259, 275)
Dava: Ali Rıza ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair, (Başmakçı Asliye Hukuk Hakimliği)nden verilen 6.11.1991 gün ve 43-71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, zilyetliğe dayanan tapu iptal ve tescil talebine ilişkin bulunmaktadır. Mahkeme davada tanık dinlemeksizin keşifte bilirkişinin zilyetlik konusunda verdiği bilgi ile yetinerek taşınmaz mala ait kaydın iptal ve taşınmazın davacı adına tesciline karar vermiştir. Bu tür davalarda iktisabı sağlayan zilyetliğin ispatı gerekir. Zilyetlik olayları maddi olaylardandır. Maddi olaylar ancak tanıkla ispat edilebilirler. Mahkeme, zilyetlik araştırmasında bilirkişinin verdiği bilgi ile yetinerek hüküm vermiştir. Yargıtay Hukuku Genel Kurulu'nun 19.2.1964 gün 113/B-8 esas, 145 karar sayılı kararındada ifade edildiği gibi "Usul Kanununda hangi amaçla bilirkişinin bilgisine başvurulacağı açıklanmıştır. Bunun dışında tanık sözleri ile tespiti gereken bir yön için tanık dinlenmeden bilirkişinin bilgisi ile yetinelemez. Benimsenen usul ve kanuna uygun olan uygulamaya göre zilyetliğin ilk önce tanık sözleri ile tespiti şarttır. Bu yapılmadıkça bilirkişi sözleri yalnız başına bir delil olamaz. Taşınmaz malın yer, sınır ve dava tarihindeki değeri hususunda özel bilgisini veren yerli bilirkişinin zilyetlik konusundaki sözleri, ancak zilyetliğin tespiti maksadı ile dinlenen tanıkların sözlerinin doğruluğunu gösteren bir bilgi olarak gözönünde tutulabilir. O halde, zilyetliğe dayanan tapu iptal ve tescil davasında tanık dinlenmeden bilirkişinin zilyetliğe ilişkin sözleri ile iptal ve tescile karar verilemez. Bu itibarla zilyetlik olaylarının açıklandığı gibi tanık sözleri ile ispat edileceğinin gözönünde tutulması, davacı tanık delilinden vazgeçmediğine göre taraflardan tanık ve benzeri delillerin istenmesi ve bunların HUMK.nun 259. maddesi uyarınca taşınmaz başında dinlenmeleri ve tüm deliller toplanarak birlikte değerlendirildikten sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken bunlardan zuhul ve eksik inceleme ile sadece bilirkişi sözleri ile yetinilerek hüküm kurulması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde olup hükmün açıklanan nedenle (BOZULMASINA), 11.10.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy