(3402 S. K. m. 18)
Dava: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 15.3.1951 tarih ve 60 numaralı tapu kaydının 919 m2 yüzölçümü yazılı olduğu halde, dava konusu taşınmazla birlikte 1948 yılından bu yana taşınmazın tümüne zilyet olduğunu ileri sürerek tescil dışı alan olan 7619 m2 yerin adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Dosyadaki bilgilere göre taşınmazın bulunduğu yerde henüz kadastro faaliyetleri geçmemiştir. Davacı uyuşmazlık konusu taşınmazın sabit sınırlarla çevrili tapu kaydının içerisinde kaldığını, yüzölçümü fazlası olan bu miktarın tescilini istemiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar davacının tapulu olan yerle birlikte dava konusu yeri 20 yıldan fazla süre ile tasarruf ettiğini bildirmişlerdir.
Dava konusu yerin kuzeyinde bulunan yukarıda tarih ve sayısı yazılı tapu kaydının sınırında mübadil kişilerin isimleri yer almaktadır. Davacı aynı yer hakkında daha önce yüzölçümünün çoğaltılması davası açmış, davanın reddine ilişkin Mudanya Asliye Hukuk Muhakemesi'nin 14.12.1993 tarih ve 221-391 numaralı kesinleşen kararında sınırında yer alan A. I. ve A. isimli kişinin kaçak ve yitik kişi olduğu vurgulanmak suretiyle davanın reddi yoluna gidilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi hükmü uyarınca kaçak ve yitik kişi veya mübadil Rumlardan Hazine'ye intikal eden yerlerin kazandıncı zaman aşımı ve zilyedlik yolu ile edinilmesi mümkün olmaz. Her ne kadar davacının dayandığı tapu kaydındaki A. yerinin hükmen başka kişiye geçtiği ileri sürülmüş ise de, bu yön kesinleşen yukarıda tarih ve sayılı yazılı yüzölçümünün düzeltilmesi davasında da ileri sürülmüş ve bu yön değerlendirilmiştir. Kesinleşen mahkeme hükmüne göre dava konusu edilen taşınmaz bölümü kaçak ve yitik kişi veya mübadil Rumlardan kalan bir yerdir.
Sonuç: Kesinleşen bu hüküm karşısında bu dava nedeniyle toplanan deliller bir değer taşınmaz. Taşınmazın belirlenen niteliği göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması yasaya aykırıdır. Hazine'nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.10.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy