(1086 S. K. m. 409)
Dava: M. Ş. ile N. B. ve müşterekleri arasındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Van 1. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilenn 03.03.1999 gün ve 666 - 79 sayılı hükmün yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmiştir. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunan sözle açılması dinledikten sonra duruşmaya son verilrek, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı dava konusu taşınmazların kök muristen kalmasına rağmen tapulamada sadece davalıların babası ve kendisinin amcası olan kişi adına yazıldığından yarı payın iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine savunmuşlar, mahkemece tutanakların kesinleştiği tarihden dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürcü süre geçtiğinden ve açılmamış sayılan dosya yüsreyi kesmiyeceğinden davanın reddine karar verilmişş davacı taşınmazların müşterek muris dedelerinden kaldığını açılmamış sayılan davanın süreyi kestiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Davaya konu taşınmazlardan 582 ada 18 parsele ait tutanak 21.05.1975 tarihinde, 124 ada 21 ve 17, (25 parsele ait) tutanaklar ise 30.04.1973 tarihinde kesinleşmiş, dava ise 13.11.1998 tarihinde açılmıştır. Davacının dava ve temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü aynı taşınmazlar hakkında C. B. ile A. B. tarafından Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1981/306 esas sayılı olana ve 28.05.1981 tarihinde açılan ilk dava 10 yılılk hak düşürcü süre içerisinde açılmış ise de, HUMK.'nun 409/5. maddesi uyarınca müracaata bırakılmış ve süresinde yenilenmemiş olduğundan 28.12.1995 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davanın HUMK.'nun 409/ 5 - 6. maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde advanın açılması ile meydana gelmiş olan ve dosyanın işlemden kaldırılması ile devam eden hak düşürüü sürenin korunmuş olması sonucunda hükümsüz hale gelir. Çünkü anılan madde hükmü davaların gereğinden fazla sürüncemede bırakılmasını önleme amacına yöneliktir. Zira açılmamış sayılması gereken bir davanın hak düşürcü süreyi saklı tutma özelliği esasen düşünülenemez. (HGK. 22.2.1994 tarih 8/645 - 131; 22.9.1993 T. 1993 /8 - 428 - 515)
İlk davanın müracaata bırakılması sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde açılmamış sayılan birinci dava hiç açılmamış sayılacağından ikinci dava önceki davanın devamı sayılamaz. Yukarıdaki açıklamalar nedeniyle hak düşürücü süre ikinci davanın açıldığı tarihte göre hesap edilir. Yani tutanağın kesinleştiği tarihten ikinci davanın açıldığı tarihe kadar on yıllık hak düşürücü süre geçtiğine göre davanın be sebepten reddine karar verilmesi yerinde görüldüğünden temyiz itirazlarınn redid ile usul ve Yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA), 14.9.1999 oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy