(3402 S. K. m. 4)
Ramazan ile Hazine ve müdahil Mustafa aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair (Malazgirt Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07/12/1998 gün ve 46/110 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı, babasından intikal eden eklemeli zilyetliğe dayanarak dava konusu taşınmaz tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine davanın reddini savunmuş, mahkemece imar ihya olgusu sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 314, 10 ve 134 parsel numaralı taşınmazlar 1973 yılında yapılan kadastro tespitinde davalı Hazine adına kayıtlı 1964 tarih 471, 426 ve 456 sıra numaralı tapu kayıtlarının revizyonu sonucu Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Bu tapu kayıtları da 1963 yılında yapılan 4753 sayılı Yasa uygulaması sırasında toprak tevzi komisyonunca taşınmazın öncesinin mer'a iken 1955 yılında işgalci sıfatıyla mer'ayı sökerek tarla haline getirdiği gerekçesiyle 259, 17 ve 156 belirtme parsel numaralarıyla Hazine adına belirtilmiş ve yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu kayıtları oluşturularak Hazine adına tescil edilmiştir. Tutanaklardaki belirtme sebebine göre taşınmazın öncesinin mer'a olduğu ve mer'adan açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Yargılayın yerleşmiş ve kararlılık kazanmış içtihatları gereğince taşınmazla ilgili nitelik ve zilyetlik araştırmasının komşu köylerden seçilen yaşlı ve dava konusu taşınmazları bilen bilirkişi ve tanıklardan müteşekkil listelerin taraflardan istenerek bunların taşınmazlar başında dinlenmek suretiyle önce taşınmaz niteliğinin sonra da tasarruf şeklinin araştırılması gerekir. Özellikle yerel bilirkişi ve tanıklardan belirtme kararında belirtildiği gibi taşınmazların öncesinin kadim mer'a olup olmadığı sorulup ayrıca bu yerde mer'a tahsisinin bulunup bulunmadığı da Köy Hizmetlerinden araştırılarak kadim ve tahsisli mer'a araştırması yapılmalıdır. Mahkemenin ihyanın ispat edilemediği yönündeki gerekçesinde yapılan araştırmaya ve dosya kapsamına göre isabet bulunmamaktadır. Zira, davacının herhangi bir ihya iddiası bulunmadığı gibi davalı Hazinenin de bu yönde bir savunması yoktur. Ayrıca davalı Hazine adına oluşturulan tapu kayıtlarında da taşınmazın tarla niteliğinde olduğu yazılmıştır. İhya hususunun araştırılması için, taşınmaz üzerinde ilk tasarrufun başladığı tarihte niteliği itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ziraate elverişli hale getirilebilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, ihyayı gerektiren nitelikte olduğunun belirlenmesi halinde; 3402 sayılı Yasanın 17. maddesi hükmü uyarınca mahkemenin kendiliğinden imar ihya araştırması yapması ve anılan maddedeki olumlu ve olumsuz tüm koşulların ve 14. maddedeki iktisap koşullarını birlikte araştırması gerekir. İmar ihyanın emek ve masraf sarfı ile yerine getirilmesi gerekir. Emek ve masraf sarfından amaç taşınmazın tarıma elverişli hale getirilebilmesi için zor ve zahmetli bir emeğin kullanılması ve masraf sarfının gerekli olmasıdır. Yoksa normal sürmekle tarla haline getirebilecek bir taşınmaz üzerindeki küçük taş parçalarının toplanmış olması zor ve zahmetli bir emeği gerektirmeyeceğinden bu taşınmaz için Yasanın öngördüğü şartların aranmasına gerek yoktur. Bu sonuca varabilmek için de öncelikle yukarıda açıklandığı gibi taşınmazın tasarrufun başladığı tarihteki hukuksal niteliği belirlenmelidir. Yapılacak araştırmalar sonunda taşınmazın kadim veya tahsisli mer'a niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde kadim mer'aların ne imar ihya ne de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabının mümkün olamayacağı, tahsisli mer'anın ise tahsis normundaki niteliğine göre eski kadim mer'alardan değil ise tahsis tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının tamamlanmış olması halinde ancak iktisabının mümkün olabileceğinin düşünülmesi gerekir. Bunlardan ayrı, belirtme tutanağında tarih ve numaraları belirtilen vergi kayıtlarından dosyaya getirtilen 1957 tarih 210 ve 1957 tarih 208 sıra numaralı kayıtların mahallinde nizalı taşınmazlara uygulanmak suretiyle taşınmazların kayıtlar kapsamında kalıp kalmadığı da araştırılmalıdır. Eksik inceleme ile ve imar ihya koşullarının araştırılması yönünün dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 1.370.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04/05/2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy