(3402 S. K. m. 13/B)
Dava: Abubekir Taş ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Patnos Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 13.6.2000 gün ve l2/165 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı öncesi tapulu olan dava konusu 21 parsel numaralı taşınmazın tapu malikleri Mehmet, Cemalettin ve Bekir Çelebi'den l988 yılında haricen satın aldığını ve 10 yıldır zilyet olduğunu ileri sürerek iptal ve tescil talebinde bulunmuştur. Mahkemece taşınmazın öncesinin tapulu olduğu kabul edilerek ve 3402 sayılı Yasanın 13/B-b maddesi koşullarının yerine getirildiği düşüncesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 21 parsel numaralı taşınmaz 16.11.1988 tarihinde yapılan kadastro tespiti sonrası Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp Celal adlı kişinin zilyetliğinde ise de, zilyetlik süresi belli olmadığından ve bu şahsın kimliği de belirlenemediğinden Hazine adına tespit edilmiş, tutanak 10.4.1989 tarihinde kesinleşmiş ve bu tarihte Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı yargılama sırasında dava konusu taşınmazın öncesinin tapulu olduğunu ileri sürmüş ve 22.12.1976 tarih 19 numaralı ve Patnos Belediyesi adına kayıtlı tapu kaydına dayanmıştır. Bu tapu kaydı 23.12.1976 tarih 23 sıra numaralı kayıtla satış yoluyla Belediyeden Mehmet Emin Kahraman'a bu şahsın 4.3.1981 tarih l nolu tapu kaydıyla vaki satışından sonra 1/3'er müşterek hisse ile Cemalettin, Bekir ve Mehmet Çelebi adlarına intikal görmüştür. Davacı bu şahıslar üzerinde kayıtlı iken taşınmazı 1988 yılında haricen satın aldığını ileri sürmüştür. Okunan tapu kayıtları mahkemece keşfen mahallinde nizalı taşınmaza uygulanmış ve uygunluğu tespit edilmiştir. Esasında kaydın nizalı taşınmaza ait olduğu hususunda taraflar arasında da bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Bu durumda uyuşmazlık tapulu taşınmazın kadastro öncesi harici satışına dayanan ve 3402 sayılı Yasanın l3/B-b maddesinde ifadesini bulan hükme dayanmaktadır. Taşınmazın haricen satıldığı 1988 tarihinde tapulu olması nedeniyle kural olarak tapulu taşınmazların tapu dışı yolla satışı geçersizdir. Ancak tasfiye kanunu olan 3402 sayılı Kanunun 13/B-b maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmesi halinde tapu dışı satış hukuki sonuç doğurur. Tapu dışı satışın da geçerli olabilmesi için harici satışın kadastro tespitinden önce yapılmış olması, taşınmaz malın zilyet tarafından kayıt maliki, mirasçıları veya mümessilerine tapu dışı yolla iktisap edilmesi gerekir. Ayrıca, zilyet satışla tespit tarihi arasında en az 10 yıl çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla taşınmaza zilyet bulunmalı ve zilyetlik devredilmiş olmalıdır. Harici satış tutanağın düzenlendiği tarihe kadar da bozulmamış ve dava konusu taşınmazın tapu dışı yolla iktisap edildiği kayıt maliki, mirasçısı veya mümessilleri ya da herhangi bir belge ile veya bilirkişi ve tanık sözleri ile kanıtlanmalıdır.3402 sayılı Yasanın 13/B-b maddesinde açıklanan yukarıdaki unsurlardan zilyedin harici satışla tespit tarihi arasında en az 10 yıl çekişmesiz aralıksız, malik sıfatı ile zilyet bulunma koşulu somut olayda yerine gelmemiştir. Zira gerek davacının dava dilekçesindeki açıklamasına, gerekse tanıkların beyanına göre harici satış l985 ila l988 yılları arasında yapılmış olup, tespit ise 16.1.1988 tarihinde yapılmıştır. Tespit tarihinde taşınmaz tapuda kayıtlı olup sonuç olarak satış tarihi ile tespit tarihi arasında Yasanın öngördüğü 10 yıllık zilyetlik süresi dolmamıştır. Mahkeme; gerekçesinden bu hususta yanılgıya düşmüş davacının 10 yılı aşkın süreden beri zilyet olduğunu kabulle 3402 sayılı Yasanın 13/B-b maddesi uyarınca satımın geçerlilik kazandığı sonucuna varmıştır.
Sonuç: Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında davacının tapulu taşınmazı tespitten önceki harici satışı nedeniyle Yasanın öngördüğü koşullar yerine gelmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına ve Yasaya uygun olmayan nedenlerle kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy