(1086 S. K. m. 237)
Dava: K. ile E. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair (Eynesil Asliye Hukuk Hakimliği)nden verilen 14.9.1999 gün ve 82-47 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 193 ada, 27 parsel ve 192 ada, parsel numaralı taşınmazların murisi ve babası M.' intikal ettiği halde kadastroca davalı E. adına tespit ve tescil edildiğini, E.'nin ölü kardeşi Kemal'in eşi olduğunu, muris M. ile mirascılık ilişkisinin bulunmadığını, bu sebeple taşınazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile mirascılar adına hisseler oranıda iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı savunmasında; taşınmazın muris M.'yla ilgisinin bulunmadığını, kendisine ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Önceki dava ile taraflar arasındaki hukuki ilişki ve uyuşmazlığın kesin olarak tespit. düzenleme ve çözümlenmiş olması maddi anlamda kesni hükmü oluşturur. Maddi anlamda kesin hükmün şartlarını belirleyen HUMK.nun 237. maddesine göre, yeni açılan bir davaya karşı bu yeni davanın tarafları, dava konusu ve dava sebebinin aynı olması gerekir. temyize konu yeni dava ile eski davanın tarafları, dava konusu ve dava sebsebinin aynı olması halinde de, dava kesin hüküm itirazı ile karşılaşabileceği gibi kesin hüküm dava şartından olmakla mahkmece her zaman kendiliğinden gözönünde tutulur. Mahkemenin kesin hükme dayanak yaptığı Eynesil Asliye Hukuk Manhkemesinin bozmadan önce 1996/81 esas, 1997/54 karar numrasını taşıyan ancak bozma kararından sonra 1998/74 esas, 1999/17 karar numarasını alan tescil davasının davacısı K. olmakla birlikte davalıları E, Ö., N. K., C., K., Hazine ve İshaklı Köyü Muhtarlığı olup, dava tescil talebine ilişkin bulunmaktadır. Görüldüğü üzere; tescil davasının davalıları arasında temyize konu tapu iptal ve tescil davasının dvalısı olan ve iptali istenen 27 ve 2 parsel numaralı taşınmaz tapularının maliki bulunan E., tescil davasında taraf durumunda değildir ve her iki davada taraf birliği bulunmamaktadır. Bundan ayrı, dava konusunun aynı olup olmadığı da mahkemece araştırılıp tespit edilmemiştir. Zira önceki davada davaya konu yer tapisiz ve tescile konu yapılmıştır. Tescil davasından önce kesinmeşen kadastro işlemi ile oluşan 27 ve 2 parsel numaralı taşınmazlar ise tapulu yerlerden olup, her iki davaya konu olan yerlerin aynı olup omadığı hususu da araştırılmamıştır. Kaldı ki; bu husus araştırılmış dahi olsa, yukarıda açıklandığı gibi her iki davada HUMK.nun 237.. maddesinde belirle nen taraf birliği de bulunmadığından davanın kesin hüküm nedeniyle reddine isabet yoktur. Bu durumda, iddia ve savunma çerçevesinde tüm taraf delillerinin tespit ve toplanmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA) ve 1.370.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy