(743 S. K. m. 641) (3402 S. K. m. 17)
Dava: Mustafa Yıldız ile Hazine, Süleyman Yıldız ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Konya 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.10.2000 gün ve 190-714 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davanın kabulüne dair hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre 1952 yılında yapılan kadastro işlemi sırasında dağlık, taşlık ve meyilli bir arazi olduğundan ve üzerinde herhangi bir zilyetlik bulunmadığından tescil harici bırakılmıştır. MK. nun 641. maddesinde ifadesini bulan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz yerlerden sayılan bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisapları mümkün olmayıp ancak 3402 sayılı Yasanın 17. maddesinde açıklanan imar ihyanın olumlu ve olumsuz tüm koşullarının yerine getirilmesi halinde kazanılabilirler. Anılan madde hükmüne göre ihya yolu ile kazanılacak taşınmazın orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen yerlerden bulunması gerekir. Madde hükmüne göre imar ihya işlemleri tarımsal amaçlı olmalıdır. Nitelik itibariyle; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen arazinin masraf ve emek sarfı ile tarıma elverişli hale getirilmesi gerekir. Taşınmaz üzerinde ev, ahır ve samanlık yapmak gibi eylemler taşınmazı tarıma elverişli hale getiren işlemlerden değildir. Ziraatçi bilirkişinin 03.11.1998 nizalı parselin topografik olarak % 25-30 eğimli olduğu toprağının kumlu, tınlı, bünyeli olup ana materyalin volkanik kayalık, genelde taşlık ve çakıllık olduğu ve şiddetli erozyona açık bir arazi olup toprak veriminin çok az olduğu yer yer ana kayaların meydana çıktığı, sulama imkanının bulunmadığı bu tür arazilerde kültür tarımının yapılamayacağı açıklandıktan sonra davacının yer yer ana kayanın göründüğü ve meğilli nizalı parselde hafriyat yaparak ev yaptığı etrafını çevirdiği avluyu teraslayarak ve toprak taşıyarak çeşitli meyve ağaçları ve süs bitkileri yetiştirdiği ve bu tür işlemlerle nizalı parseli imar ihya ettiği kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Ziraatçi bilirkişinin açıklanan raporu ve tüm dosya kapsamına göre taşınmaz öncesi volkanik kaya, taşlık ve çalılık nitelikteki ve üzerinde kültür tarımı yapılamayacak yerlerdendir. Bu nitelikteki yer tarıma elverişli hale getirilmesi mümkün olmadığı gibi yukarıda da açıklandığı şekilde taşınmaz üzerine ev, ahır, samanlık yapmak veya toprak taşıyarak meyve ağacı dikip süs bitkisi yetiştirmek Yasanın kabul ettiği anlamda imar-ihya sayılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy