(3402 S. K.m. 17) (YHGK. 19.02.1997 T. 1996/8-728 E. 1997/91 K.)
Dava: Cafer Kaya ile Hazine, Bağlıca Köyü Muhtarlığı ve dahili davalı Başkent Üniversitesi Rektörlüğü aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ankara 24. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.7.2000 gün ve 205-406 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı imar ihya ve zilyetlik nedenine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporlarına, komşu 332 parsele ait pafta aslına ve Kadastro Müdürlüğü'nün 9.4.1996 tarihli karşılık yazısına göre dava konusu taşınmazın 1954 yılında ekilemez arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılan yerlerden olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazında içinde olduğu alan bu dava açılmadan önce 23.6.1987 tarihinde ham toprak niteliğiyle 750 parsel adı altında Hazine adına ihdasen tescil edilmiştir. 750 parsel 29.1.1993 tarih 339 yevmiye ile 823 ve 824 parsellere ifraz edilmiş dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu 824 parsel kısmen imar uygulamasına tabi tutulmuş dava konusu taşınmazın fen elemanı Ünal Yensel tarafından düzenlenen 25.10.1999 tarihli rapor ve krokisine göre bir bölümünün imar uygulaması dışında kalan 824 parsel içerisinde bir bölümünün de imar uygulaması sonucu 46180 ada 4 parsel içinde kaldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm tescil isteği imar ihya isteğini de kapsar, zilyetliğin tapunun ihdasen oluştuğu 23.6.1987 tarihine göre belirlenmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları; davacının 1960'dan beri zilyetliğinden söz etmişler, gerek bozma öncesi gerekse bozmadan sonra imar ihya hakkında bir bilgi vermemişlerdir. Ziraatçı bilirkişi Cengiz Çınar ve Jeolog bilirkişi Coşkun Gürel tarafından düzenlenen 26.6.1997 tarihli raporda dava konusu taşınmazın bazı yerleri de yer yer kireç taşlarına rastlanıldığı, taşınmazın genel olarak kalkerli bir yapı üzerinde yer aldığı açıklanmıştır. Taşınmazın 1954 yılında yapılan Kadastro işlemi sırasında ekilemez arazi niteliğinde olduğu dosyada mevcut orjinal pafta ve Kadastro Müdürlüğünün 9.4.1996 tarihli cevabi yazısından diğer belge ve bilirkişi raporlarından anlaşılmıştır. Taşınmazın kadastroca tespit dışı bırakıldığı tarihteki niteliği ve tabii durumu itibariyle üzerinde tarım yapılması mümkün olmayan arazi niteliğindeki yerlerden olduğu sabittir. HGK.nun 19.02.1997 T., 1996/8-728 Esas 1997/91 sayılı kararında açıklandığı gibi tapulamaca ekilemez niteliğinde tespit dışı bırakılan ve tarım arazisi olarak kullanılması mümkün olmayan yerlerin ihya yoluyla kazanılması mümkün değildir.
Sonuç: Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken değişik düşüncelerle kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz ve Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy